Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > YERYÜZÜNE İNİŞ VE İLK AİLE YUVASI

YERYÜZÜNE İNİŞ VE İLK AİLE YUVASI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 1510 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 YERYÜZÜNE İNİŞ VE İLK AİLE YUVASI Facebook'ta paylaş YERYÜZÜNE İNİŞ VE İLK AİLE YUVASI İçin Yorum Yap

YERYÜZÜNE İNİŞ VE İLK AİLE YUVASI

  Hz. Âdem ve Havva’nın indirildiği yerle ilgili olarak âyet ve hadislerde açık bilgi bulunmamakla birlikte, bazı İslâm tarihçileri Âdem’in Hindistan’da Seylan (Serendib) adasına, Hz. Havva’nın ise Cidde’ye indirildiğini belirtmişlerdir. Daha sonra onlar Arafat ve Müzdelife’de buluşmuşlardır.(Taberî, Tarih, Nşr. M. Ebu’l-Fazl, Kahire 1960-70, I, 121; Mes’udî, Murûcu’z-Zeheb, Nşr. M.M. Abdulhamîd, Kahire 1367/1948, I, 60; Sa’lebî, Arâ’isü’l-Mecâlis, Kahire 1310, 21 .)
Dünya hayatında ilk aile yuvasını kuran Hz. Âdem ile Havva’nın evliliklerinden çocuklar, torunlar ve günümüze gelen insan nesilleri türemiştir. İbn Cerir et-Taberî (ö. 310/922), Hz. Havva’nın ikiz ve biri erkek diğeri kız olmak üzere yirmi batında kırk çocuk doğurduğunu nakletmiştir. (Zebîdî, Tecrîd-i Sarîh Tercemesi, 6. baskı, Ankara 1981, IX, 77.)
Hz. Havva’nın ilk hamileliği Kur’an-ı Kerîm’de şöyle belirtilir: “Âdem eşi ile birleşince, eşi hafif bir yük yüklendi, yani hamile kaldı. Onu bir süre taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, Rableri Allah’a; eğer bize kusursuz bir çocuk verirsen şükredenlerden olacağız, diye dua ettiler. Fakat Allah onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği bu çocuk (ve nesli) konusunda Allah’a ortak koştular. Allah ise onların ortak koştuğu şeyden yücedir.” (el-A’râf, 7/189-190)
Âdem ile Havva henüz doğum yolu ile üremenin nasıl bir şey olduğunu bilmedikleri için, doğacak yavrunun bir hayvan suretinde, ya da başka şekilde bir varlık olabileceğinden korktular. Bu yüzden yavrunun insan şeklinde ve kusursuz doğması için Allah’a dua ettiler.
İlk doğan çocuklarına “Abdullah (Allah’ın kulu)”, “Ubeydullah (Allah’ın kulcuğu)” gibi güzel adlar koymuşlardı. Bu çocukların ölümü üzerine, şeytan yine Havva (r.anhâ)’nın çevresinde dolaşmaya başlamıştı. O’na vesvese vererek; eğer çocuğun adını “Abdulhâris (çiftçinin kulu)” olarak koyarsan, çocuk yaşar, dedi. Çiftçiden kastedilen çocukların babası olan Âdem (a.s)’dir. İşte yukarıdaki âyette; kulluğun Allah’tan başkasına nisbet edilerek, Allah’a bir çeşit ortak koştuklarına işaret edilmiştir. Hasan el-Basrî ise bu âyette daha sonraki dönemlerde Allah’a şirke yönelen yahudi ve hıristiyanların kastedildiğini söylemiştir. (bk. Ahmed. b. Hanbel, V, II; Tirmizî, Tefsîru sure 7/4; İbn Kesîr, Tefsir, II, 74.)
Rivayete göre Hz. Âdem’e doğacak olan bütün soyu topluca gösterilmiş, Âdem, Hz. Davud’un ömrünün altmış yıl olduğunu görünce, kendi bin yıllık ömründen kırk yılının O’na verilmesini Cenab-ı Hak’tan istemiştir. Ancak eceli geldiğinde bu va’dinden dönmek isteyince Allahü Teâlâ onun ömürünü 1000 yıla, Dâvud (as.)’ın omurunu ise 100 yıla tamamlamıştır. Tevrat’a göre Hz. Âdem 930 yıl yaşamıştır. (bk. «Âdem» mad., T.D.V. İslâm, Ansik.; Tevrat, Tekvîn, 5/5.) Hz. Âdem’in kabri bir rivayete göre Mekke’de Ebû Kubeys mağarasında veya Hindistan’daki Nevz dağında, başka bir rivayete göre ise Beytülmakdis’tedir. Çünkü Nuh (a.s) tufanda Hz. Âdem’in tabutunu gemiye almış ve daha sonra sular çekilince de onu Beytülmakdis’e defnetmiştir. (bk. Sa’lebî, a.g.e, S. 37.)


Etiketler: , ,


Kategori: