Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > YERYÜZÜNDE İNSANLARIN ÇOĞALMASI

YERYÜZÜNDE İNSANLARIN ÇOĞALMASI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 957 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 YERYÜZÜNDE İNSANLARIN ÇOĞALMASI Facebook'ta paylaş YERYÜZÜNDE İNSANLARIN ÇOĞALMASI İçin Yorum Yap

YERYÜZÜNDE İNSANLARIN ÇOĞALMASI

  İnsan türünün ilk ataları olan Hz. Âdem ve Havva’nın Cenâb-ı Hak tarafından yaratılması ve dünya hayatında ilk aile yuvasının kurulması ile yeni bir çoğalma yolu ortaya çıkmıştır. Bu da bölünme, üreme ve doğum yoludur. Bütün canlı varlıkları, cinleri ve bitkileri de kapsayan dişi ve erkek cinsler, türlerde sürekliliği sağlamıştır. Bu da tek hücreli canlılarda bölünme, bitkilerde tozlaşma, insan ve hayvanlarda ise doğum yolu ile olagelmiştir.
Kur’an-ı Kerîm’de Hz. Âdem’den sonraki nesillerin devamı şöyle açıklanır: “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Şüphesiz Allah yanında en şerefliniz O’ndan en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olandır.” (el-Hucurât, 49/13.) “Şüphesiz rahime atıldığında sprem’den (nutfe), erkek ve dişiden ibaret olan iki çifti O yarattı.” (en-Necm, 53/45-46.) “O, rahime akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi?. Sonra bu, alaka (aşılanmış yumurta-zigot) olmuş, derken Allah onu yaratıp şekillendirmişti. Ondan da iki eşi yani erkek ve dişiyi var etmişti” (el-Kıyâme, 75/37-39.)
Diğer yandan yedi âyette insanlık alemine “Âdem oğulları” (bk. el-A’râf, 7/26, 27, 31, 35,172; el-İsrâ; 17/70; Yasin, 36/60.), bir yerde ise “Âdem’in zürriyeti” (bk. Meryem, 19/58.) diye hitap edilerek ilk menşe’e dikkat çekilmiştir.
Yüce Allah hayvanları, bitkileri, madenleri, nehir, göl ve denizleri insanların yararlanması için yaratmıştır. Kur’an-ı Kerîm’de helal kılınan dört çift hayvandan söz edilirken bunların erkeğine, dişisine ve doğacak yavrularına dikkat çekilmiştir. Bunlar koyun, keçi, deve ve sığırdır. Erkekli dişili düşünüldüğünde sayı sekiz olur. (el-En’âm, 6/143, 144.)
Allahü Teâlâ yeryüzünde herşeyi çift yaratmıştır: “Düşünüp ibret alasınız diye, Biz herşeyi çift çift yarattık.” (ez-Zâriyât, 51/49.) “Sen yeryüzünü kupkuru görürsün, fakat biz oraya su indirdiğimiz zaman harekete geçer, kabarır ve her çiftten güzel güzel bitkiler bitirir” (el-Enbiya, 21/15.) “Yeryüzüne bir bakmazlar mı ? Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.” (eş-Şuarâ, 26/7.) “Sonunda emrimiz gelip de sular tandırdan fışkırmaya başlayınca Nuh’a dedik ki: (canlı türlerinin) her birinden iki eş ile (boğulacağına dair) aleyhinde söz geçmiş olanlar dışında aileni ve iman edenleri gemiye yükle”. Zaten onunla beraber pek azı iman etmişti.” (Hûd, 11/40.) “Yeri döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar yaratan ve orada bütün meyvelerden çifter çifter yaratan O’dur.” (er-Ra’d, 13/3)
Bütün bu ve benzeri âyetlerdeki “zevç” terimi, sözlükte; karı, koca, eş, kadının erkeği, erkeğin kadını, sınıf gibi anlamlara gelir. Bir terim olarak ise zevç; cinsinden bir diğeri ile birlikte bulunan demek olup, bunlardan herbiri, diğerine göre zevç, yani “eş”, kendi başına ise “fert” adını alır: Bu duruma göre zevç, tam anlamıyla, Türkçe’deki “çift” sözcüğünü değil, “eş” yani çiftin her bir tek’ini ifade etmektedir. (Elmalılı, a.g.e. III, 530; İbnü’l-Manzûr, Lisânü’l-Arab, «Zevç» mad.) Ancak bu eşlerden birisi erkek, diğeri dişi niteliğindedir.
Kur’an-ı Kerîm’de, erkek bitki tohumlarının, dişi bitkilere rüzgâr yoluyla aşılanması şöyle ifade buyurulur: “Biz, rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirdik de onunla su ihtiyacınızı karşıladık.” (el-Hıcr, 15/22.)
Bütün öteki canlılar gibi bitkiler de, kendi türlerini devam ettirebilmek için ürerler. Bu üreme genel olarak eşeysiz ve eşeyli üreme olmak üzere ikiye ayrılır.
Eşeysiz üreme çok basit bir üreme şekli olup, bitki önce parçalara ayrılır, sonra her parça yeni bir bitki haline gelir. Bazı yosun türleri ile bakterilerin ikiye bölünerek çoğalması böyledir.
Eşeyli üreme, bitkiler dünyasının büyük bir bölümünü oluşturan çiçekli bitkilerde çiçekler aracılığı ile olur. Ergin hale gelen bir bitkinin tam olan çiçeğinde erkek ve dişi nitelikli çiçekler birlikte bulunur. Kimi bitkilerde yalnız erkek, kimisinde ise yalnız dişi çiçekler bulunur. Gül, badem, menekşe gibi bitkilerde erkek ve dişi organlar aynı çiçektedir. Fındıkta ise erkek ve dişi çiçekler aynı bitkinin üzerinde ise de, başka başka yerlerdedir. Söğütte ise erkek çiçekler bir ağaçta, dişi çiçekler başka bir ağaçta olur. İşte çiçekli bitkilerde üremenin olması için erkek ve dişi nitelikli çiçeklerin birleşmesi gerekir. Buna “tozlaşma” denir. Bunun için, olgun hale gelen erkek nitelikli çiçekler ya rüzgârla, ya da kuş, arı veya böceklerle bir bitkiden ötekine taşınır. Böyle bir aşılanma sonucunda tohum ve onun gelişmesi ile de meyve meydana gelir. Çiçeksiz bitkilerin çoğalması ise “spor” adı verilen üreme hücreleriyle olur. (Yeni Hayat Ansiklopedisi, Neşr. Dağan Kardeş, «Bitkiler» ve «Tozlaşma» mad.)


Etiketler: , ,


Kategori: