Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > VESÂYET TERİMİ VE KAPSAMI

VESÂYET TERİMİ VE KAPSAMI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 844 EKLENME : 15/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 VESÂYET TERİMİ VE KAPSAMI Facebook'ta paylaş VESÂYET TERİMİ VE KAPSAMI İçin Yorum Yap

VESÂYET TERİMİ VE KAPSAMI

Vesâyet sözlükte; birisine ölümünden sonra yerine getirilmek üzere verilen tasarruf hakkını ifade eder. Daha çok küçüklük veya kısıtlılık nedeniyle eksik ehliyetli olan kimse adına tasarrufta bulunma anlamında kullanılır. Çoğulu “vesâyâ”dır. Vasiyet bir fıkıh terimi olarak şöyle tarif edilebilir: “Bir kimsenin, ölümünden sonra bir veya birden çok işleri yerine getirmek veya tasarruflarda bulunmak üzere başka birisini görevlendirmesidir”. Eksik ehliyetli kişinin (kısıtlı) işlerini tasarruf edip çeviren kimseye “vasî” denir. Çoğulu “evsıyâ”dır. Vasinin göreceği işler; malların idare ve korunmasından ibaretse, günümüzdeki “vasiyeti tenfiz memuru”, vasiyetçinin çocuklarının işlerini yürütmeyi kapsıyorsa “vasî” görevi söz konusu olur. Bir kimsenin vesâyet altına alınmasını gerektiren kısıtlılık (hacr) halleri altı tane olup şunlardır. 1) Yaş küçüklüğü, 2) Akıl hastalığı, 3) Bunama, 4) Akıl zayıflığı, 5) Sefihlik, 6) Malın borca batık olması. (Kadri Paşa Kodu, mad. 482, bk Mecelle, mad. 941, 943-946, 957-960. Krş. T.M.K. 354-360.) Vasî üç çeşittir. İslâm devlet başkanının vasîsi, hâkimin belirleyeceği vasî veya kişinin serbestçe belirleyeceği vasî. 1- İslâm devlet başkanının vasîsi: İslâm devlet başkanı, ehil birisini kendinden sonra başkan olmak üzere aday gösterebilir. Nitekim Hz. Ebû Bekir (ö. 13/634) kendisinden sonrası için Hz. Ömer’i (ö. 23/643) aday göstermiş, Ömer (r.a) de devlet başkanı seçim işini “şûrâ”ya bırakmıştır. Bu uygulama sahabe topluluğunun önünde gerçekleşmiş ve karşı çıkan olmamıştır. (eş-Şirâzî, a.g.e., Mısır, t.y., l, 449.) 2- Hakimin belirleyeceği vasî: Bu, eksik ehliyetli kişinin işlerini yürütmede hâkimin kendisine yardımcı olduğu vasî olup, hakim tarafından tayin edilir. 3- Kişilerin seçeceği vasî: Bir kimsenin sağlığında iken, ailesinden eksik ehliyetlilerin işlerini ölümünden sonra yönetmek üzere başka birisini tayin etmesidir. Vesâyet, küçük yaşta yetim ve öksüz kalan veya işlerini idare edemeyecek şekilde akıl hastalığına veya bunamaya maruz kalan kimselere Allah rızası için yardımcı olmak üzere konulan koruyucu bir yönetimdir. Mısır’lı Kadri Paşa’nın (ö. 1306/1888) hazırladığı Aile Kanunu 435 nci maddede kişinin ölmeden önce belirleyeceği vasi konusu şöyle düzenlenmiştir: “Bir kimse ölümünden sonra, bir şahsı işlerini yürütmek veya tasarrufta bulunmak üzere vasi tayin etmek gayesiyle icapta bulunsa, o zat da vesâyet görevini vasiyetçi (mûsî) hayatta iken kabul etse vesâyet tamam olur ve vasîyi bağlar. Vasî, vasiyetçinin ölümünden sonra vesâyet görevinden çekilemez. Ancak vasiyetçi istediği zaman görevden çekilebileceği şartıyla kendisini vasî tayin etmişse, vesâyetten istediği zaman çekilebilir.” İslâm, hakları korunacaklar arasında özellikle yetimlere ayrıcalık vermiştir. Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Yetimin malına en güzel olanın dışında yaklaşmayın”. (el-En’âm, 6/152.) “Sana yetimlerin durumunu sorarlar. De ki: Onların işlerini düzeltmek, kendileri için daha hayırlıdır. Eğer onları aranıza alırsanız onlar sizin din kardeşlerinizdir. Allah bozguncuyu ıslah edenden ayırdetmesini bilir. Eğer Allah dileseydi sizi zor durumda bırakırdı. Şüphesiz Allah her şeye galip, tam hüküm ve hikmet sahibidir”. (el-Bakara, 2/220.)


Etiketler: , ,


Kategori: