Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > VELİNİN MAL ÜZERİNDEKİ TASARRUFLARI

VELİNİN MAL ÜZERİNDEKİ TASARRUFLARI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 1152 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 VELİNİN MAL ÜZERİNDEKİ TASARRUFLARI Facebook'ta paylaş VELİNİN MAL ÜZERİNDEKİ TASARRUFLARI İçin Yorum Yap

VELİNİN MAL ÜZERİNDEKİ TASARRUFLARI

  Velinin, kısıtlıya ait mallar üzerindeki tasarrufu, kısıtlının maslahatı ile sınırlıdır. Bu yüzden zararlı olan tasarruflarda bulunması geçersizdir. Kısıtlının malını bağışlaması, tasadduk etmesi veya aşırı aldanma (fahiş gabin) ölçüsünde alış-veriş yapması bu niteliktedir. Ancak bağışı, sadakayı veya lehine vasiyeti kabul etmek gibi sırf yararlı olan tasarrufları geçerlidir. Alış-veriş, kiraya verme veya kiralama, ortaklık kurma veya ortak malı paylaşma gibi hem yarar ve hem de zarar söz konusu olabilen tasarruflarda da bulunabilir. Delil şu âyettir: “Rüşd yaşına ulaşıncaya kadar yetimin malına en güzel bir yolla yaklaşın.” (el-En’âm, 6/152.)
Babanın tasarrufları: Babanın eksik ehliyetli çocuklarının malı üzerinde velayet yetkisinin bulunduğunda görüş birliği vardır. O, dinden çıkma, malı saçıp savurma, israf etme gibi davranışları görülmedikçe bu yetkisini kullanmaya devam eder. Aksi durumda velayet ondan alınır ve tayin ettiği vasi varsa malların yönetimi ona geçer.
Hanefî ve Malikîlere göre mal üzerinde veli olan baba, eksik ehliyetlinin taşınır veya taşınmaz mallarını satış bedelinin misli ile yahut insanların aldanmayı normal saydıkları (yesir gabin) kadar bir farkla alıp-satabilir. Ancak insanların normal saymadıkları fahiş gabin ölçüsündeki bir farkla satış veya alış, kısıtlı için yürürlük kazanmaz. Hanefilerde fetvaya esas olan görüşe göre yalnız böyle bir mal alımı velinin kendisi hakkında yürürlük kazanır. Çünkü onun bu alım akdini ifaya gücü yeter. Satış ise kısıtlının açıkça aleyhine olduğu için yürürlük kazanamaz.
Diğer yandan baba, eksik ehliyetliye ait malı satış bedelinin misli veya yesir gabin kadar eksiği ile kendisine satın alabilir ve kendi malını ona aynı şekilde satabilir. Burada veli, akdin iki tarafını temsil eder ve onun ifadesi icap ve kabul yerine geçer. Babanın çocuğuna olan acıma duygusunun tam olması nedeniyle, malî akitlerde bulunması gereken iki taraf prensibi, bu konuda istisna edilmiştir.
Baba küçük çocuğunun malını başkasına teberru edemeyeceği gibi, bunu kendisine veya başkasına karz-ı hasen olarak da veremez. Çünkü burada bağış kısıtlının aleyhine bir tasarruf, karz vermek ise malın artışını engelleyen bir muameledir.
Ebû Hanife ve Muhammed eş-Şeybanî’ye göre baba, küçük çocuğunun malını, kendi borcu için rehin verebilir. Delil; çocuğuna ait malı emânet (vedîa) olarak verebilmesine kıyastır. Ebû Yusuf ve İmam Züfer’e göre ise böyle bir rehin caiz değildir. Çünkü bunda maldan yararlanmayı engelleme söz konusu olur. (ez-Zühaylî, a.g.e. VII, 752, 753.)


Etiketler: , ,


Kategori: