Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > VELİDE BULUNMASI GEREKEN NİTELİKLER

VELİDE BULUNMASI GEREKEN NİTELİKLER
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 766 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 VELİDE BULUNMASI GEREKEN NİTELİKLER Facebook'ta paylaş VELİDE BULUNMASI GEREKEN NİTELİKLER İçin Yorum Yap

VELİDE BULUNMASI GEREKEN NİTELİKLER

  1) Tam ehliyetli olması:
Akıllı, ergin ve hür kimse tam ehliyetlidir. Bu yüzden başkasına veli olması mümkündür. Küçük, akıl hastası, bunak, sarhoş veya zayıf akıllı kimse ile kölelerin veli olma hakları yoktur. Çünkü bunlar kısıtlılık nedeniyle kendileri ehliyetsiz veya eksik ehliyetli oldukları için başka birisine veli olamazlar. Bunun nedeni idrak eksikliği ve güç yetirememekten ibarettir. (el-Kâsânî, a.g.e., II, 239; eş-Şirbinî, Muğnîl-Muhtâc, Mısır, t.y., III, 154 vd.; eş-Şirâzî, el-Mühezzeb, Mısır, t.y., II, 36.)
2) Din birliğinin bulunması:
Veli ile velayet altındaki kişinin aynı dinden olması:
Bir gayri müslimin, müslüman üzerinde veya bir müslümanın gayri müslim üzerinde velayet yetkisi yoktur. Bu yüzden Hanefî ve Hanbelîlere göre, müslüman olmayan bir kimse veli sıfatıyla bir müslüman kadını evlendiremez, bir müslüman da gayri müslim kadını evlendiremez.
Şâfiîlere göre, gayri müslim bir erkeğin veli sıfatıyla, gayri müslim bir kadını, müslüman ya da gayri müslim bir erkekle evlendirmesi caizdir.
Dinden çıkan (mürteci) kimsenin ne müslüman ve ne de bir gayri müslim üzerinde velayet yetkisi yoktur. Müslümanla gayri müslim arasında velayetin cereyan etmemesi âyet ve hadis delillerine dayanır.
Kur’an’da şöyle buyurulur: “Erkek ve kadın mü’minler birbirlerinin velileridir. ” (et-Tevbe, 9/71.) “Kâfir olanlar da birbirlerinin velileri ve yardımcılarıdır.” (el-Enfâl, 8/73.) “Allah kafirlere mü’minler aleyhine bir yol (bir imkân) verecek değildir.” (en-Nisâ’, 4/141.)
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
“İslâm yücedir, onun üzerine yücelinmez” (Buhârî, Cenâiz, 80. Bu hadisi Dârekutnî Sünen’inde, er-Revyânî Müsned’inde Âyiz B. Amr el-Müzenî’den merfû olarak; yine Taberânî el-Evsat’ında, Beyhakî ed-Delâil’inde Ömer’den, Eslem b. Sehl ise Vâsit Tarihinde Muaz’dan merfû olarak nakletmiş, Buhârî bunu sahîh’inde muallak hadis olarak rivayet etmiştir.)
Veli ile velayeti altındaki kişi arasında din birliğinin bulunması, müslümanın gayri müslimin velayeti altında kalıp da zillete ve zayıf duruma düşmesine engel olma hedefine yöneliktir. İslâm devlet başkanı ve temsilcisi ise bütün mü’minler üzerinde genel velayet yetkisine sahiptir.
3) Erkek olması:
Hanefîlere göre velinin erkek olması şart değildir. Bu yüzden çocuklar üzerinde velayet yetkisini kullanma sırası kendisinde bulunan kadının, temsil ettiği erkek veya kız çocuğunu veli ya da vekil sıfatıyla evlendirmesi mümkün ve caizdir.
Çoğunluk müctehitlere göre ise, kadın kendi başına evlenemediği gibi, başkasını da veli sıfatıyla evlendiremez. Bu konuyu ve delillerini aşağıda inceleyeceğiz.
4) Adaletli olması:
Hanefî ve Mâlikîlere göre velinin adalet sıfatına sahip olması şart değildir.
Adalet sıfatı, bir kimsenin İslâm’ın kesin emirlerine uyması ve zina, içki, ana-babaya isyan gibi yasaklardan kaçınması ile gerçekleşir. Büyük günahlardan kaçınmak ve küçük günahlarda ısrarlı olmamak gerekir. Adaletli olmayana “fâsık” denir. Şafiî ve Hanbelîlere göre, velinin adaletli olması şarttır. Aksi durumda bu yetki onun elinden alınır. Delil, İbn Abbas’tan nakledilen şu hadistir: “Bir veli ve iki adaletli şahit hazır bulunmadıkça nikâh olmaz.” (Ebû Dâvud, Nikâh, 19; Dârimî, Nikâh, 11. Bu hadis «merfû»dur.) Fasık, malda velî olamadığı gibi nikâhta da olamaz.
Hanefî ve Mâlikîlere göre ise velinin adaletli olması şart değildir. Çünkü velinin fâsık oluşu, temsil ettiği hısımına karşı sevgi, şefkat ve onun yararını gözetmede kusurlu davranacağı anlamına gelmez. Nitekim ne Hz. Peygamber ve ne de sonraki dönemlerde, bir velinin fasıklığı nedeniyle evlendirmeden menedildiği görülmemiştir. Tercih edilen görüş de budur. Hanefîler yukarıda sözünü ettiğimiz İbn Abbas hadisinin zayıf olduğunu söylerler. (ez-Zühaylî, a.g.e., VII, 197.)
5) Reşid olması:
Rüşd halinin erkek ve kadında belli bir eğitim, tecrübe ve toplumu tanıma sonucu elde edilebildiğini, bunun erginlikten sonra da ortaya çıkabileceğini yukarıda belirmiştik.
Hanefî ve Mâlikîlere göre rüşd yalnız mal üzerinde velayet için gerekli ise de, evlendirme konusunda rüşd şart değildir. Bu yüzden kısıtlı olan sefih kimse de nikâh velayetine sahiptir.
Şafiî ve Hanbelîlere göre ise velinin rüşd çağına ulaşması gerekir. Çünkü sefihliği yüzünden kısıtlı olan kimse, kendisi velisiz evlenemediği gibi, başkasını evlendirmeye de yetkili değildir. Ancak sefih, kısıtlı değilse Şâfiilerin sağlam görüşüne göre başkasını evlendirebilir. (el-Kâsânî, a.g.e., II, 239; eş-Şirbînî, a.g.e., III, 154 vd.; eş-Şirâzî, a.g.e., II, 36.)
Sonuç olarak Hanefîlere göre velinin şartları dört tane olup şunlardır: Akıl, erginlik, hür olma ve din birliği. Adalet ve rüşd niteliğinin bulunması ise şart değildir. Bu konuda Hanbelîler de Hanefîler gibidir.


Etiketler: , ,


Kategori: