Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > VELÂYET TERİMİ VE KAPSAMI

VELÂYET TERİMİ VE KAPSAMI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 895 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 VELÂYET TERİMİ VE KAPSAMI Facebook'ta paylaş VELÂYET TERİMİ VE KAPSAMI İçin Yorum Yap

VELÂYET TERİMİ VE KAPSAMI

  Velâyet sözlükte; idare etmek, düzenlemek, işi üzerine almak, yardım etmek ve sevmek gibi anlamlara gelir. Bir terim olarak ise şöyle tarif edilebilir: Ergin, akıllı ve reşid olan bir kimsenin, eda ehliyeti hiç olmayan veya eksik bulunan başka birisinin şahsına veya mallarına ilişkin işlerini, gözetip yürütmek üzere onun yerini tutmasıdır.
Veli, küçük yaştaki çocuk, akıl hastası, ölüme götüren bir hastalığa yakalanan ya da bunama gibi bir nedenle kendi şahsı veya malı ile ilgili iş ve muamelelerini bizzat yürütmeye gücü yetmeyen kimseler adına bizzat muameleler yapmak veya onun yapacağı bazı muamelelere icazet vermek gibi önemli bir toplum hizmetini üstlenmiş olur. Bu ise bir hısımlık, sevgi, yardım gayesi gibi duygularla yapılır. Bu yüzden velâyet kelimesinde sevgi ve yardım anlamı vardır. Nitekim Kur’an’da “veli” ve çoğulu “evliyâ” kelimeleri “dost, yardımcı ve idareci” anlamında kullanılmıştır. Çeşitli âyetlerde mü’minlerin mü’minleri bırakıp kâfirleri ya da yahudi veya hristiyanları dost ve idareci (evliyâ) edinmemesi istenmiştir. (bk. en-Nisa’, 4/139, 144; el-Mâide, 5/51, 56.) Başka bir âyette ise İslâm’ı alay konusu yapan ehl-i kitabın dost edinilmemesi ayrıca vurgulanmıştır. (bk. el-Mâide, 5/57.)
Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sefihtik, ölümle sonuçlanan hastalık ve borca batık olma gibi kısıtlılık nedenlerinden birisi bulununca, ehliyetsiz veya eksik ehliyetli duruma düşen kimsenin veliye ihtiyacı olur. Bu velâyet kısıtlının ya şahsı ile ilgili işler için ya da mallarına ilişkin muameleler için söz konusu olur. Malla ilgili velâyete daha çok “vesâyet” ve bu işi üstlenen kişiye de “vasi” denir.
Ehliyetsizi dışarıda temsil edecek olan veli ile ilgili olarak Kur’an’da şöyle buyurulur:
“Üzerinde hak bulunan kimse sefih veya zayıf akıllı olur yahut bizzat yazmaya gücü yetmezse velisi doğrulukla yazsın. “ (el-Bakara, 2/282)


Etiketler: , ,


Kategori: