Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > VASİYET TERİMİ VE KAPSAMI

VASİYET TERİMİ VE KAPSAMI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 770 EKLENME : 15/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 VASİYET TERİMİ VE KAPSAMI Facebook'ta paylaş VASİYET TERİMİ VE KAPSAMI İçin Yorum Yap

VASİYET TERİMİ VE KAPSAMI

Vasiyet, sözlükte; emretmek ve ölümünden sonra bir şeyin yerine getirilmesini istemek demektir. Bir fıkıh terimi olarak vasiyet; bir malı veya yararlanma hakkını, ölümünden sonraya bağlayarak bir şahsa veya hayır kurumuna karşılıksız olarak bağışlamaktan ibarettir. (Kadri Paşa, el-Ahvâlû’ş-Şahsiyye, mad. 530.) Diğer yandan bir kimsenin ölmeden önce küçük çocuklarının mala ilişkin işlerini yürütmek ve miras malı üzerinde tasarrufta bulunmak üzere birisini yetkili kılması da vasiyet kapsamına girer. (Tehânevî, Keşşâfu İstilâhâti’l-Fünun, II, 1526; Bilmen, Hukuk-i Islamiyye ve İstilâhât-ı Fıkhıyye Kamusu, V, 115.) Vasiyetin çoğulu “vesâyâ”dır. İslâm’dan önceki Arap toplumunda başkasına karşı övünmek ve gösteriş yapmak gayesiyle başkasına vasiyette bulunulur ve yakınlar bu yolla mirastan mahrum bırakılırdı. (ez-Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî ve Edilletüh, VIII, 7.) Eski Roma’da vasiyet sınırsız olarak uygulanır ve bir baba bu yolla çocuklarını tamamen mirastan mahrum bırakabilirdi. Daha sonra mirasın dörtte biri, saygılı davranan çocuklar için korunmuş pay sayıldı. İslâm, vasiyet konusundaki düzenlemeyi yapıncaya kadar bazı yakın hısımlara vasiyette bulunmayı emretti. Kur’an’da şöyle buyurulur: “Sizden birine ölüm gelince, eğer geriye mal bırakacaksa anneye, babaya ve yakın akrabaya ma’rûf şekilde vasiyette bulunmak, takva sahipleri üzerine bir hak olarak yazıldı”. (el-Bakara, 2/180.) Nisa Süresindeki miras âyetleri gelince vasiyet konusunda iki sınırlama getirildi. a) Mirasçı lehine vasiyet yasağı. Allah’ın elçisi Veda Haccı sırasındaki hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Yüce Allah her hak sahibine hakkını vermiştir. Bu yüzden mirasçıya vasiyet yoktur”. (Ebû Dâvud, Büyû, 88; Tirmizî, Vesâyâ, 5; İbn Mâce, Vesâyâ, 6.) Ancak mirasçılar kabul edince böyle bir vasiyet geçerli olur. Anne, baba ve diğer yakın hısımların miras payları belirlendiği için artık bunların ayrıca vasiyetle arttırılması yasaklanmıştır. Mirasçı olmayanlara vasiyet ise mendup hükmünde kaldı. b) Vasiyetin, malvarlığının üçte biri ile sınırlanması. Mirasçı olarak bir tane kızı bulunan Sa’d İbn Ebî Vakkas (r.a)’ın, malının üçte ikisini veya yarısını vasiyetle başkasına bırakmak istemesi üzerine, Allah’ın Rasûlü şöyle buyurmuştur. “Üçte bire gelince, bu olur. Gerçi üçte birde çoktur. Çünkü senin, mirasçılarını varlıklı olarak bırakman, insanlara el açacak muhtaç bir durumda bırakmandan daha hayırlıdır”. (Buhârî, Cenâiz, 37, Menâkıbu’l-Ensâr, 49, Merdâ, 16; Müslim, Vasiyye, 5; İbn Mâce, Vesâyâ, 5; Mâlik, Muvatta’, Vasiyye, 4.) Miras malının üçte ikisi mirasçıların korunmuş payıdır. Ancak kendi rızaları ile bu payın da başkasına vasiyet edilmesini mirasçılar kabul edebilirler.


Etiketler: , ,


Kategori: