Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > SÜT EMME VE SÜT HISIMLIĞI

SÜT EMME VE SÜT HISIMLIĞI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 937 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 SÜT EMME VE SÜT HISIMLIĞI Facebook'ta paylaş SÜT EMME VE SÜT HISIMLIĞI İçin Yorum Yap

SÜT EMME VE SÜT HISIMLIĞI

  Radâ sözcüğü arapça “radaa” kökünden mastar olup, bir çocuğun annesinin sütünü emmesi demektir. Bir isim olarak, süt kardeşliği ve süt hısımlığı anlamına gelir.
Doğan bir çocuğun en önemli gıdası anne sütüdür. Çocuğun fizik ve biyolojik gelişmesinde anne sütünün önemi günümüz tıp otoritelerince de ortaya konulmuştur. Yeni doğan çocuğa belirli bir gelişim süresince anne sütü vermenin İslâmî literatürdeki yerini açıkladıktan sonra tıp yönü üzerinde ayrıca duracağız.
Kur’an-ı Kerîm’de çocuğa süt emzirmeyi emir ve teşvik eden âyetler yanında emzirmeyi düzenleyen bazı hükümler de vardır.
Allahü Teâlâ şöyle buyurur:
“Emzirmeyi tamamlamak isteyen kimse için, anneler çocuklarını tam iki yıl emzirirler.” (el-Bakara, 2/233.) “Boşadığınız kadınlarınız kendisinden olan çocuklarınızı emzirirlerse, onlara ücretlerini verin. Bu konuda birbirinize danışarak hareket edin. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu başka bir kadın emzirecektir.” (et-Talâk, 65/6.) “Biz, Musa ‘nın annesine; “Onu emzir, sana ona ait bir tehlike gelince, kendisini denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme biz onu sana yeniden geri vereceğiz ve onu elçilerden yapacağız” diye vahyettik.” (el-Kasas, 28/7.) “Biz daha önce Musa’ya süt anaların sütünü emmeyi haram kılmıştık.” (el-Kasas, 28/12) “Süt emziren analarınız ve süt cihetinden kız kardeşleriniz (de size haram kılındı)” (en-Nisâ, 4/23.)
Çoğunluk İslâm fakihlerine göre, bir annenin kendi çocuğunu emzirmesi menduptur. Ancak emzirmek istemediği takdirde aşağıda belirteceğimiz istisnalar dışında kaza yoluyla emzirmeye zorlanamaz. Çünkü çocuğun emzirilme işi nafaka kapsamına girer ve bu da çocuğun babası üzerine vaciptir. Bu yüzden koca, karısını emzirmeye zorlayamaz. Çünkü; “Emmeyi tamam yaptırmak isteyenler için, anneler çocuklarını iki bütün yıl emzirirler” (el-Bakara, 2/233) âyeti tavsiye niteliğindedir.
Ancak aşağıdaki durumlarda, anne çocuğunu emzirmeye zorlanabilir.
a) Çocuğun kendi annesinden başkasının sütünü emmemesi,
b) Başka bir süt anne bulunamaması
c) Çocuğun babasının olmaması ve kendisinin de süt anne tutabilecek bir malının bulunmaması durumlarında anne çocuğunu emzirir. Burada gaye, çocuğu helak olmaktan korumaktır.
Yukarıdaki durumların dışında, anne çocuğunu emzirmekten kaçındığı takdirde, babanın bir süt anne tutması gerekir. Süt anne, çocuğu öz annesinin yanında emzirir. Çünkü anne için çocuğu “hıdâne” çağı süresince (bk. aşağıda “Hıdâne” konusu) yanında tutma hakkı vardır.
Baba, evlilik içinde olan veya rıc’î (cayılabilir) boşamadan sonra iddet beklemekte bulunan karısına, kendi çocuğunu emzirmesi karşılığında bir ücret vermek zorunda değildir. Çünkü bu durumda kocanın nafaka yükümlülüğü sürmektedir. Bâin (kesin) boşama durumunda ise, kadın iddet içinde kazaen emzirmeye zorlanamaz. Hanefilerin sağlam görüşüne göre, bu durumda anne, emzirme ücreti isteyebilir. Delil şu âyettir: “Onlar sizin için, kendilerinden olan çocuğunuzu emzirmişlerse, onlara ücretlerini verin” (et-Talâk, 65/6.) Bu âyet, boşanmış kadınlar hakkında inmiştir.
Mâlikîlere göre kadın önemli bir özrü bulunmadıkça, evli olduğu veya ric’î boşamadan dolayı iddet içinde bulunduğu sürece, çocuğunu emzirmeye zorlanır. Onlar “kadının çocuğunu iki yıl emzirmesini” öngören âyetin vücub ifade ettiğini söylerler. Ancak kadın zengin ve şerefli bir aileden olursa, emzirmeye zorlanamaz. Burada delil maslahata dayalı örftür. Diğer yandan bâin (kesin) talakla boşanan kadına çocuğunu emzirmesi vacip olmaz. Delil, bu durumda kadının emzirme ücreti isteyebileceğini bildiren âyettir. (el-Kâsânî, a.g.e., IV, 40; İbnü’l-Humâm, a.g.e., III, 345; el-Casâs, Ahkamu’l-Kasas, I, 403 vd.; ez-Zühaylî, a.g.e., 698, 699.)
Buna göre İslâm, yeni doğan çocuğun belli bir süre anne sütü ile beslenmesine önem vermiş, öz annenin herhangi bir nedenle çocuğu emzirememesi durumunda, süt anne yoluyla bu beslenmenin yine bir anne sütüyle yapılmasını öngörmüştür. İslâm’ın çıkışı sırasında, yeni doğan çocuğun sağlığı da dikkate alınarak çevre yerleşim merkezlerinde, aşiret ve kabilelerin yaşadığı yörelerde çocuklar bir süre süt anneye verilir ve emzirme işi bir ücret karşılığında yapılırdı. Hz. peygamber (s.a.s)’in de iki yılın üzerinde süt annesi Halime (r. anhâ)’nın yanında kaldığı bilinmektedir. (İbn Hişam, es-Sîre, Beyrut, 1391/1971, l, 172, 173, İbnu’l-Esir, el-Kâmil fî’t-Tarih Beyrut 1385/1965, 1,461.) Biz süt hısımlığı konusuna geçmezden önce, anne sütünün kimyasal yapısı ve çocuk üzerindeki biyolojik etkisini tıp bilimi açısından açıklayacağız.


Etiketler: , ,


Kategori: