Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > SÜREKLİ EVLENME ENGELLERİ

SÜREKLİ EVLENME ENGELLERİ
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 1032 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 SÜREKLİ EVLENME ENGELLERİ Facebook'ta paylaş SÜREKLİ EVLENME ENGELLERİ İçin Yorum Yap

SÜREKLİ EVLENME ENGELLERİ

  Bu engeller Kur’an-ı Kerîm’in şu ayetinde topluca zikredilmiştir: “Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşin kızları, kız kardeşin kızları, sizi emziren süt analarınız, süt kardeşleriniz, karılarınızın anaları, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup, himayenizde bulunan üvey kızlarınızla evlenmeniz size haram kılındı.” (en-Nisa, 4/23) Bu ayet-i kerîmede üç grup hısımlığın sürekli evlenme engeli doğurduğu belirtilmektedir.
1) Kan hısımlığı:
Buna göre, bir kimse usulü, fürûu, kardeşleri ve bunların çocukları, hala veya teyzesi ile evlenemez. Dedelerin kız kardeşleri olan büyük hala ve büyük teyzeler de yasak kapsamına girer. Kadını esas aldığımız zaman, aynı hısımların erkek olanı ile evlenmesi caiz olmaz. Baba, dede, oğul, torun, erkek kardeş ve bunların erkek çocukları, dayı veya amca ile evlenememesi gibi.
Bu hısımlardan usul, fürû, kardeşler ve kardeşlerin fürûu île evlenmenin yasak oluşunda eski ve yeni hemen bütün hukuk sistemleri ittifak halindedir.
Ancak amca, hala, dayı ve teyze île yeğenler arasındaki evlenme konusunda değişik hal tarzları vardır. Alman hukuku ile Kuzey Avrupa devletleri hukukuna böyle bir evlenme engeli girmemiştir. Katolik kilise hukukunda eskiden yedinci dereceye kadar kan hısımları arasındaki evlenme yasak idi. Sonradan bu da dördüncü dereceye kadar indirildi. Bu; usul, fürü ve kardeşlerle bunların füruu arasında cereyan eden yasaktır. Mûsevîlerde bir kimsenin yeğeni ve yeğeninin çocukları ile evlenmesi de serbesttir. (H.A.K. mad. 20-32; Döndüren, a.g.e. 212, 213.)
2) Sıhrî hısımlık:
Evlenme ile oluşan bazı hısımlıklara “sıhrî hısımlık” denir. Boşanma veya ölüm bu çeşit hısımlığı sona erdirmediği için sürekli bir evlenme engelidir. Bunları dört grupta toplayabiliriz.
a. Üvey kızlar: Bir erkek, eşiyle cinsel ilişkide bulunduktan sonra artık bu eşinin başka erkekten olma kızı veya torunları ile evlenemez.
b. Kayın valideler: Burada eşle cinsel birleşme şartı aranmaz. Mücerret nikah akdi ile, kayın valide ve onun annesi ile evlenme engeli doğar.
c. Baba ve dedenin karıları: Bir kimse babasının veya dedelerinin karısı ile evlenemez.
Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Babalarınızla evlenmiş olan kadınlarla evlenmeyin. Ancak daha önce geçen geçmiştir. Şüphe yok ki o, bir hayasızlıktı, Allah’ın hışmına bir sebepti. O, ne kötü bir yoldu.” (en-Nisa’,4/23.)
d. Fürûun hanımları: Bir kimse oğlunun veya torunlarının eşi ile evlenemez. Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Kendi sulbünüzden gelmiş oğullarınızın eşi… (ile evlenmeniz size haram kılındı)” (en-Nisa’, 4/23.)
Evlatlık alınan çocukla bunu alan kimse ve diğer hısımları arasında bir evlenme engeli doğmaz. İslam hukuku evlatlık müessesesini kaldırmıştır. Hz. Peygamberin evlatlığı Zeyd (r.a.) eşi Zeynep binti Cahş (r. anha)’dan boşanınca, cahiliyye örfüne göre Zeynep, Allah Elçisinin gelini olarak kabul edildiği için bu durum Rasulullah ile aralarında evlenme engeli sayılıyordu. Ancak bu anlayış şu ayetle kaldırılmıştır: “Şimdi mademki (Zeyd) o kadından ilişiğini kesti, biz onu sana zevce yaptık. Ta ki evlatlıklarının kendilerinden ilişiğini kestikleri eşlerini almakta mü’minler üzerine bir güçlük olmasın” (el-Ahzab, 33/37)
Hz. Peygamber, evlatlığı Zeyd, eşi Zeyneb’i boşayıp iddeti bittikten sonra onunla evlenmiş ve bir cahiliyye örfü bu şekilde sona ermiştir. Bu ve aşağıdaki ayet inmeden önce Zeyd b. Harise’yi toplum “Zeyd b. Muhammed (Muhammed’in oğlu Zeyd)” diye çağırırlardı.
“Allah, evlatlıklarınızı öz oğullarınız gibi tanımadı. Bu sizin kendi ağzınızdaki lafınızdır. Allah hakkı söyler ve O doğru yolu gösterir. Onları babalarına nisbet ederek çağırın. Bu Allah nezdinde daha doğrudur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır.” (el-Ahzab, 33/4,5)
3) Süt hısımlığı:
Süt hısımlığının başlangıcı cahiliyye devrine kadar uzanır. Eski Araplar, çocuklarını genellikle iki yaşına kadar süt anneye bırakırlardı.
Kilise hukukunda da manevî hısımlık diyebileceğimiz buna bezer bir hısımlık vardır. Hristiyanların “vaftiz” adeti, vaftiz baba ve vaftiz ana île vaftiz edilen çocuk arasında manevî bir hısımlık doğurur ve bunlar birbiriyle evlenemezler. Bu konudaki ilk yasağı Jüstinyen getirmiş, daha sonra vaftiz ana ve baba ile çocuğun asıl ana-babası arasında da hısımlık ve dolayısıyla evlenme yasağı doğacağı kabul edilmiştir. (bk. Halil Cin, a.g.e., S: 105; H.A.K. mad. 29.)
İslam’da süt yoluyla bir takım evlenme engelleri doğacağı esası getirilmiştir.
Allah Teala şöyle buyurur “… Sizi emziren süt analarınız ve süt kardeşleriniz (size haram kılındı)” (en-Nisa’,4/23.) Ayette başka süt hısımlarına yer verilmemiş, Hz. Peygamber’in şu hadisi bu konudaki genel prensibi belirlemiştir: “Nesepçe haram olanlar süt yoluyla da haram olurlar.” (Buharî, Şehadat, 7; Müslim, Rada’, 1.)
Süt hısımlığının doğması için sütün emme süresi içinde emilmesi şarttır. Bu süre Ebu Hanîfe’ye göre iki buçuk yıl, Ebu Yusuf, İmam Muhammed ve diğer mezhep imamlarının içinde bulunduğu çoğunluğa göre ise iki yıldır. Bu konuda Ebü Hanîfe’nin delili “…Çocuğun ana karnında taşınması ile sütten kesilmesinin süresi otuz aydır” (el-Ahkaf,46/15.) ayetidir. Ona göre, otuz ay, hem gebeliğin hem de sütten ayrılmanın ayrı ayrı süresidir.
Çoğunluk ise “Anneler çocuklarını tam iki yıl emzirirler.” (el-Bakara, 2/233) ayeti ile, Buhari’de rivayet edilen şu hadise göre hükme varırlar: “Süt hısımlığı, ancak iki yaş içinde emzirilen sütle teşekkül eder.” (Buhari, Nikah, 21)
Emme miktarının az veya çok olması mümkündür. Çoğunluğa göre azı için sınır yoktur. İmam Şafî’ye göre ise, beş doyurucu ve fasılalı emiş şarttır. Bundan azı hısımlık doğurmaz. (İbn Rüşd, a.g.e., II, 31; Davudoğlu, Sahîh-i Müslim Terc., VII, 368-370.)
Süt hısımlığında evlenme engeline giren hısımları belirlerken şu prensipten hareket edilebilir: Süt emen çocuğu süt emziren kadının öz çocuğu gibi kabul ettiğimizde, öz çocuk o aileden kimlerle evlenemezse; süt emen çocuk da evlenemez. Çünkü öz çocuğun nesep hısımları süt çocuk bakımından süt hısımı olur. Süt anne, süt baba, süt dede, süt nine, süt kardeş, süt hala, süt teyze gibi.


Etiketler: , ,


Kategori: