Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > SARHOŞUN BOŞAMASI

SARHOŞUN BOŞAMASI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 1008 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 SARHOŞUN BOŞAMASI Facebook'ta paylaş SARHOŞUN BOŞAMASI İçin Yorum Yap

SARHOŞUN BOŞAMASI

  Bir kimseyi ne dediğini ve ne yaptığını bilmez duruma getiren sarhoşluk, ehliyeti etkiler. Böyle bir kimse ayıldıktan sonra da sarhoşken ne yaptığının ve ne söylediğinin farkında olmaz.
1) Sarhoşun boşamasını geçerli sayanlar ve delilleri:
Hanefîlere, Şâfiîlerin yeni görüşüne, kendi içinde görüş ayrılığı olmakla birlikte Mâlikîlere ve sağlam görüşlerinde Hanbelîlere göre sarhoşun boşaması geçerlidir. Ancak bunun için sarhoşluğun mubah yolla olmaması gerekir.
Delil; boşamadan söz eden âyetlerde genel anlamın bulunması ve sarhoş olanla olmayanın arasının ayrılmamasıdır.“Boşama ikidir.” (el-Bakara, 2/229.) “Onu (üçüncü olarak yine) boşarsa, artık bundan sonra kadın, kendisinden başka bir erkekle evlenmedikçe ona helal olmaz.” (el-Bakara, 2/230.)
Âyetlerin bu genel anlamı, şu hadisle tahsis edilmiştir.
“Küçüğün ve bunamışın boşaması dışında, her boşama caizdir” (Buhârî, Talâk, 11; Tirmizî, Talâk, 15; İbn Mâce, Talâk, 15.)
Kur’an’da şöyle buyurulur: “Ne söylediğinizi bilinceye kadar, sarhoş iken namaza yaklaşmayın” (en-Nisâ, 4/43.) Bu âyette sarhoşlar muhatap alınarak, onların İslâmî emir ve yasaklarla yükümlü olduklarına işaret edilmiştir. Bu yüzden boşamaları da geçerli olmalıdır.
Sarhoşluk ikiye ayrılır:
a) Sarhoşluk; mubah bir şeyi yemekten veya içmekten yahut sarhoş edici şeyi zaruret, zorlama veya tehdit altında kullanmaktan ileri gelmişse, boşama geçerli olmaz. Bu konuda mezheplerin görüş birliği vardır. Fazla bal yemek veya ahlat kompostosu içmekten dolayı sarhoş olmak bu niteliktedir.
b) Haram kılınan bir şeyle sarhoş olmak. Şarap, viski, konyak, bira vb. içkileri içerek veya afyon, eroin, kokain gibi bir uyuşturucuyu alarak sarhoş olan kimsenin yapacağı muamele ve tasarruflar çoğunluk müctehitlere göre geçerli bulunur. Bu yüzden böyle bir kimse iftira atar, mal veya cana zarar verirse had, kısas veya tazminat cezalarına muhatap olur. Bu arada eşini boşamışsa bu da geçerlidir. Yalnız irtidadı istihsan prensibine göre geçersiz sayılmıştır. (el-Kâsânî, a.g.e., III, 99; el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 353.)
Sarhoşun yaptığı fiillerden sorumlu tutulması “suç başka bir suçu meşru kılmaz” prensibine dayanır. Sarhoşluk bir ma’siyet sayıldığından bir özür olarak kabul edilmez.
2) Sarhoşun boşamasını geçerli saymayanlar ve delilleri:
Hz. Osman’a, Ömer b. Abdilazîz’e, Hanefilerden Züfer, Tahâvî ve Kerhîye, İmam Şafiî ve Ahmed b. Hanbel’den gelen birer rivayete, Zahirî, Caferî ve Zeydîlere göre sarhoşun boşaması geçerli değildir.
Dayandıkları deliller şunlardır: Sarhoşluk akıl ve iradeyi yok eder. Bu yüzden o, akıl hastasına benzer. Akıl hastasının, küçüklerin, mubah bir yolla sarhoş olanın boşamasının geçerli sayılmaması “temyiz gücünün yok olması” yüzündendir. Sarhoşluk da bu niteliktedir. Diğer yandan sarhoşun dinden çıkması geçerli sayılmadığına göre, boşaması da geçerli sayılmamalıdır.” (el-Kâsânî, a.g.e., III, 99; İbnü’l-Hümâm, a.g.e., III, 40.)
Diğer bir delil Maiz kıssasıdır. Maiz (r.a), Nebî (s.a.s)’in huzurunda zina ikrarında bulununca, Allah’ın Rasûlü onun sarhoş olup olmadığını araştırmıştır. Eğer sarhoş olsaydı, yaptığı ikrar sözlerinden kendisini sorumlu tutmayacak, sarhoş olmadığı anlaşılırsa sorumlu tutacaktı. Bu hadis, sarhoşun söz ve fiillerinden sorumlu olmadığını gösterir. (el- Kâsânî, a.g.e., III, 99.)
Hukuk-ı Aile Kararnamesinin 104 ncü maddesinde; “Sarhoşun talakı muteber değildir” denilerek Osmanlı Devleti uygulamasında bu ikinci görüş esas alınmıştır. Bu maddenin gerekçesinde özet olarak şöyle denilir: “Ulemânın cumhuru, sarhoşluğu haram veya mubah yolla olmak üzere ikiye ayırmış, haram yolla sarhoş olanın boşamasını geçerli sayarken, mubah yolla sarhoş olanın boşamasını ise geçersiz saymıştır. Halbuki burada, temyiz gücünden geçici olarak mahrumluk söz konusudur. Temyiz gücüne sahip olmayan akıl hastalarının boşaması geçerli olmadığına göre, bu hükümde olan sarhoşun boşamasının da geçerli olmaması gerekir. Diğer yandan sarhoşa, içkiden dolayı ayrıca bir ceza veriliyor. Sarhoşken yaptığı fiillerini hukuki sonuçlara bağlayarak bir ailenin mahvı yoluna gitmekle bu ceza arasında bir ilgi kurulamamıştır. Özellikle fâsıklığın yayıldığı günümüzde ailelerin sebat ve devamını, sarhoşluğun haram veya mubah yolla olması arasındaki farka bina etmek, onları pek çürük temele dayamak olur. Diğer yandan Muhammed b. Mesleme (r.a), sarhoşun boşamasının geçerli olmadığı kanaatinde olduğu gibi, Kerhî ile Tahâvî de bu görüşü tercih etmişlerdir. Tatarhâni’de de mesele böyle nakledilmiştir. İmam Şâfıi’den nakledilen iki rivayetten birisi de böyledir. Hz. Osman’dan da böyle nakledilmiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı, lâyihada sarhoşun boşamasının geçerli olmadığı kabul olunarak 104 ncü madde bu yolda düzenlendi.” (Cerîde-i İlmiye, Yıl:4, Sy. 34, Rabîu’l-Evvel 1336, s.1017 vd.)
Sonuç olarak, mü’minin içkiden uzak durması ve özellikle aile fertlerine de içkinin zarar ve sıkıntılarını çektirmemesi gerekir. Bununla birlikte her nasılsa içki içen bir mü’min bu sırada eşini boşamışsa, İslam mahkemesinde boşama sırasında akıl, idrak ve şuurunun yerinde olup olmadığı araştırılmalı ve temyiz gücü varsa, boşama geçerli sayılmalıdır. Eğer temyiz gücü yok olmuşsa akıl hastası gibi kabul edilerek, yalnız içki cezasının uygulanması ile yetinilmelidir. Bununla yukarıdaki iki görüş birleştirilmiş bulunur.


Etiketler: , ,


Kategori: