Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > ÖLÜM HASTASININ YAPACAĞI TEBERRULAR

ÖLÜM HASTASININ YAPACAĞI TEBERRULAR
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 957 EKLENME : 15/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 ÖLÜM HASTASININ YAPACAĞI TEBERRULAR Facebook'ta paylaş ÖLÜM HASTASININ YAPACAĞI TEBERRULAR İçin Yorum Yap

ÖLÜM HASTASININ YAPACAĞI TEBERRULAR

  Ölümle sonuçlanan ağır hastalığa yakalanan ya da geçirdiği kaza sonucu öleceğini anlayan kimsenin yapacağı bağış veya ölümden sonrası için yapacağı tasarruflar için sınırlama getirilmiştir.
Tecrübelere göre genellikle ölüme götüren hastalık artmaksızın sürüyorsa Hanefîlere göre ölüm bir yıl ile sınırlanmıştır. Eğer hastalık giderek artıyorsa, yıllarca sürse bile bu ölüm hastalığı sayılır. Şafiî ve Hanbelîlere göre ise hastalığın cüzzam ve taun gibi korkutucu olması ve ölümle sonuçlanması yeterlidir.
Ölüm hastasının teberrularının hükmü:
Ölüm hastası ya bağış yapıp malı teslim eder ya da ölümünden sonrası için mal vasiyet eder.
1) Ölüm hastasının yapacağı bağışlar:
Ölüm hastası değerinin çok altında bir bedelle bağış (muhâbât) yapar veya sadaka, vakıf ve borçtan ibra gibi bedelsiz teberrularda bulunursa, çoğunluk müctehitlere göre bütün bunlar mal varlığının üçte birinden karşılanır.
Delil şu hadistir: “Allah, vefatınız sırasında salih amellerinizde lehinize bir artış olmak üzere, malınızın üçte birini sizlere tasadduk etmiştir.” (İbn Mâce, Vesâyâ, 5; A. b. Hanbel, VI, 441.)
Diğer yandan dış görünüş bakımından hastanın vefat edeceği dikkate alınarak, böyle bir kimsenin, hastalığı sırasında yapacağı bağış, mirasçıları bakımından vasiyet gibi olur ve üçte biri aşamaz.
2) Ölümünden sonraya yönelik teberru veya atıyyeleri:
Ölüm hastalığı sırasında vasiyet yoluyla yapılacak tasarruflar da üçte birle sınırlıdır. Eğer vasiyet miktarı hastanın mal varlığının üçte birini aşarsa mirasçıların icazeti gerekir. Aksi durumda üçte biri aşan kısım geçersiz olur. Delil şu hadistir: Adamın birisi ölümü sırasında altı tane kölesini azat etmişti ve bunlardan başka bir şeyi de yoktur. Mirasçıların itirazı üzerine Allah’ın Rasûlü köleler arasında kur’a çekerek, iki tanesini serbest bırakmış, geri kalanların ise eski statülerinde devam etmelerini bildirmiştir. (eş-Şevkânî, a.g.e., VI, 41 vd. Ölüm hastasının tasarrufları için bk. el-Kâsânî, a.g.e., VII, 370; İbn Âbidîn, a.g.e., V, 467, 469, 481; İbn Rüşd, a.g.e., II, 322; eş-Şirâzî, a.g.e., l, 453; İbn Kûdâme, el-Muğnî, VI, 71 vd. Ayrıca bk. Yukarıda «Hastanın Boşaması» konusu.)
Sonuç olarak mü’min ömür boyu kazandığı serveti ile ilgili olarak sağlığında yapamadığı ya da yapmağa fırsat bulamadığı hayır ve iyiliklerin ölümünden sonra yapılmasını vasiyet yoluyla sağlayabilir. Böylece mal varlığının üçte biri üzerinde ölüp gittikten sonra da hayra yönelik tasarruflarını sürdürme imkânı bulur. Mirasçılar dışında kalan yakın hısımlardan malî yönden desteklemek istediği kimselerin duasını alma yanında cami, Kur’an Kursu, okul, hastane vb. hayır kurumlarına yapacağı bağışlarla ahiret hayatı için önemli bir yatırım yapmış olur.


Etiketler: , ,


Kategori: