Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > NİKAH MERASİMİNDE KONUŞMA (HUTBE) ve DUA

NİKAH MERASİMİNDE KONUŞMA (HUTBE) ve DUA
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 3988 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 NİKAH MERASİMİNDE KONUŞMA (HUTBE) ve DUA Facebook'ta paylaş NİKAH MERASİMİNDE KONUŞMA (HUTBE) ve DUA İçin Yorum Yap

NİKAH MERASİMİNDE KONUŞMA (HUTBE) ve DUA

  Çoğunluk müctehitlere göre evlenecek erkeğin veya velisinin nikahtan önce bir konuşma yapması müstehaptır.
Bu konuşmanın Allah’a hamd ile başlaması, şehadet kelimelerini, Hz. Peygamber’e salat ve selamı, takva ile ilgili ve evliliğe ait bazı ayetleri kapsaması asıldır. Günümüzde böyle bir konuşmayı cemiyet sahibi adına dinî nikahta hazır bulunan din görevlisi yapabilir.
Abdullah b. Mes’ud (r.a.)’ın (ö. 32/652) Hz. Peygamber (s.a.s)’den naklettiği dua niteliğindeki hutbe metni şöyledir:
“Allahü Teala’ya hamdeder, O’ndan yardım dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah’a sığınırız. Allah kime hidayet verirse, onu saptıracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa da onu doğru yola iletecek yoktur. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna şehadet ederim.” (Ebu Davud, Nikah, 32; Nesaî, Cum’a, 24; İbn Mace, Nikah, 19; Darimi, Nikah, 20; A. b. Hanbel, l, 392, 393, 432. Tirmizî ile Hakim bu hadise «hasen» demişlerdir.)
Bundan sonra takva ile ilgili şu üç ayetin okunması tavsiye edilmiştir.
“Ey insanlar! Sizi tek bir candan yaratan, ondan eşini var eden ve her ikisinden de birçok erkek ve kadın türetip yeryüzüne yayan Rabbinizden korkun. Yine kendisinin adını öne sürerek birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve hısımlarınızla akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz ki Allah, sizin üzerinizde sürekli gözetleyicidir.” (en-Nisa, 4/1.)
Ey iman edenler! Allah’tan hakkıyla korkun ve ancak müslüman olarak ölün.”(Al-i İmran, 3/102)
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin ki, (Allah) işlerinizi düzeltip sizi başarıya ulaştırsın ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Rasulüne itaat ederse, şüphesiz o, en büyük kurtuluşa ermiş olur.” (el-Ahzab, 33/70,71.)
Bundan sonra yüce Allah’ın nikah emrettiğini ve zinayı yasakladığını hatırlatarak şu ayet okunur.
“İçinizden bekarları, köle ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler, Allah onları fazlu keremiyle zengin kılar. Allah geniş lütuf sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.” (en-Nur, 24/32)
Nikahtan önce yalnız Allah’a hamd ve Hz. Peygamber’e salatü selam getirmekle yetinmek de mümkündür. Nitekim Abdullah bin Ömer (ö. 73/692) bir nikah akdi yapmaya çağrıldığı zaman şöyle derdi: “Yüce Allah’a hamd ve efendimiz Muhammed’e salatü selam olsun. Filan sizden filanca kızı istiyor. Eğer onu nikahlarsanız, Allah’a hamd olsun, reddederseniz, Allah’ı bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.” (bk. ez-Zühayli, a.g.e., VII, 123)
Nikah sırasında bir konuşma yapılmaması ve doğrudan nikah akdine geçilmesi de yeterli olur. Çünkü konuşma vacip değil müstehaptır. Delil Sehi İbn Sa’d’ın (ö. 88-91/706-709) naklettiği şu hadistir: Hz. Peygamber kendisi île evlenmek isteyen bir kadını, onunla evlendirdiği zaman; “Seni onunla Kur’an’dan bildiğin sureler karşılığında nikahladım” demiş ve bir ön konuşma ya da dua yapmamıştır. (Buhari, Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace, Darimi) Diğer yandan Nebî (s.a.s)’in, Abdulmuttalib’in kızı Umame’yi yine hutbesiz evlendirdiği nakledilmiştir. (Ebu Davud, Nikah, 32) Evlilik alış-verişe kıyas edilerek, ön konuşma veya dua olmaksızın doğrudan yapılabileceği söylenmiştir.
Eşlerin nikahtan sonra tebrik edilmesi sünnettir. Ebü Hüreyre (r.a.), Nebî (s.a.s)’in evlenen birisini şu şekilde tebrik ettiğini nakletmiştir:
“Allah bu evliliği sana bereketli kılsın ve ikinizi de hayırda birleştir.” (Ebu Davud, Nikah, 36; Tirmizi, Nikah, 7; İbn Mace, Ezan, 2; Nikah, 23.) Hayırlı ve mübarek olsun, bu gününüz İnşaallah mübarek bir gün olur, gibi ifadelerle de tebrik yapılabilir.
Diğer yandan nikahın cuma günü akşamı yapılması da Allah Rasülünün tavsiyeleri arasındadır. Çünkü cum’a günü mü’minler için şerefli bir gün olup, onda duaların geri çevrilmediği bir saatin bulunduğu da bildirilmiştir. Diğer yandan bu icabet saatının günün sonlarında olduğu umulur. Ayrıca nikahın mescidlerde yapılmasının tavsiye edilmesi de bu gayeye yöneliktir.


Etiketler: , ,


Kategori: