Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > NECASET (Pislik) ve TEMİZLİĞİ

NECASET (Pislik) ve TEMİZLİĞİ
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 1098 EKLENME : 14/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 NECASET (Pislik) ve TEMİZLİĞİ Facebook'ta paylaş NECASET (Pislik) ve TEMİZLİĞİ İçin Yorum Yap

NECASET (Pislik) ve TEMİZLİĞİ

410 – Soru: Bir kimsenin üzerine necaset bulaşmış olsa, o pisliği temizlemeden namaz kılması caiz olur mu?
Cevap: Bu husustaki hüküm, o pisliğin necaset-i hafife veya necaset-i galiza olmasına göre değişiklik arzeder. Necasetin kısa veya sıvı hainde bulunması ile, miktarı veya kapladığı saha itibariyle ayrı ayrı hükümlerle ifadesi gerekmektedir. Şu kadarını ifade ile yetinmek isterim: Necaset-i galizadan sayılmış bir pislik, katı bir halde ise bir miskal (4,8 gram) dan fazla; sıvı halde ise, el ayası tabir edilen avuç içi sahasından daha geniş bir yer kirlenmiş olursa ve bu necasetin temizlenmesine imkan da bulunursa, o pislik temizlenmeden kılınacak namaz sahih olmaz.
411 – Soru: Mezî veya vedînin bulaştığı bir elbise ile namaz kılınır mı?
Cevap: Mezî veya vedî, idrar gibi, pis olup bulaştığı yeri yıkamak gerekir. Şayet avuç içi kadar bir yer, bahsi geçen mayi ile ıslanmış ise, o halde namaz kılmak caiz olmaz.
412 – Soru: Şişenin içinde kan dolu ve ağzı kapalı olduğu halde, namaz kılanın üzerinde bulunsa veya yumurtanın içi kan halinde iken bununla namaz kılınsa namaza mani olur mu?
Cevap: İçinde kan bulunan şişe, üzerinde iken kılınacak namaz sahih değildir. Fakat kanlanmaya yüz tutmuş yumurta üzerinde iken namaz kılmakta bir mahzur yoktur.
413 – Soru: Yağmurlu günlerde yoldan geçerken, nakil vasıtlarının tekerleklerinden üzerimize su sıçrıyor. Bu halde namaz kılabilir miyiz? Yoksa o elbiseyi değiştirmek mi lazımdır?
Cevap: Bunda “Umum fetva” vardır. Kendimizi bundan korumak zordur. O durumda namaz kılabilirsiniz. Elbise değiştirmek mecburiyeti yoktur.
414 – Soru: Büyükçe bir halı veya hasırın bir tarafı pis olsa, temiz yeri üzerinde namaz kılmak caiz olur mu?
Cevap: Evet olur. Çünkü mekanın temiz olma şartı, kişinin namazını eda ettiği kısım için geçerli olmaktadır. Namaz kıldığı kısım temiz olunca diğer tarafın pis olması namaza zarar vermez.
415 – Soru: Bir şahsın üzerinde, ciğer, dalak ve yürek içinde kalmış bulunan kan bulaşmış olsa namaza engel olur mu?
Cevap: Ne namaza engel olur, ne de suya düşmüş olsa onu ifsad eder. Bunlar, pis olan kandan müstesna tutulmuştur.
416 – Soru: Şehid olmuş bir kimsenin kanı, başka bir kimsenin üzerine bulaşır ise onu yıkamadan namaz kılabilir mi?
Cevap: Şehidin kanının temizliği, kendisi hakkında olup, şehidin üzerinde bulundukça temizdir. Başka bir kimsenin üzerine bulaşacak olursa, diğer kanlar gibi necistir.
417 – Soru: Suyun ma-i mutlak ve ma-i mukayyed diye ikiye ayrılması neye göre olmaktadır?
Cevap: Mutlak su, yaratıldığı vasıf üzere kalmış ve içine birşey karışmamış bulunan su demektir. Yağmur, pınar, deniz ve kar suları gibi. Mukayyed ise, herhangi bir maddenin karışması ile yaratılmış olduğu halden çıkmış ve su isminin yanında o şeyin adı ile birlikte anılan sudur. Gülsuyu, etsuyu, üzümsuyu, bulgur suyu gibi.
418 – Soru: İstinca ne manasına gelmektedir?
Cevap: Büyük abdest bozulduktan sonra pisliği gidermek işine denilmektedir.
419 – Soru: İstibra ne manasına gelmektedir?
Cevap: Küçük abdest bozduktan sonra idrarın çıktığı yerden sidiğin eserini gidermektir.
420 – Soru: İstinkaa ne manasına gelmektedir?
Cevap İstinca işinde mübalağa edip, pisliğin eseri kalmayacak şekilde temizlenmeye isim olmaktadır.
421 – Soru: Bir kimse kazai hacetini defedip taşla istibra yaptıktan sonra yeniden su ile temizlik yapmadan namaz kılsa caiz olur mu?
Cevap: İstibrayı yapan kimse, Şafiî mezhebi mensubu ise orayı ayrıca su ile yıkaması lazımdır. Hanefi mezhebinde bulunuyorsa ve çıkan idrar da çıktığı yerin etrafına bulaşmamış ise, temizlenmek için kurulanması kafidir ve kılacağı namaz da sahihtir.
422 – Soru: Çiğnenmemiş sakız bir kuyuya düşecek olsa, kuyu murdar olur mu?
Cevap: Sakız esasen temiz bir madde olup, çiğnenmiş olsa bile kuyuya düşmesiyle hiçbir şey lazım gelmez.
423 – Soru: Kağıt ile taharetlenmek veya taharetten sonra kağıt ile kurulanmak caiz midir? Velev ki bu kağıtlar şimdiki hususî yapılan kağıtlar olsun.
Cevap: Üzerinde yazı olmayan ve yazı yazmaya elverişli bulunmayan kağıtla istinca yapmak veya yaşlığı kurulamak mekruh değil, caizdir.
424 – Soru: Elbisesine domuz sürünen bir kimse o kısmı su ile yıkadıktan sonra temiz olur mu? Ve onunla namaz kılabilir mi?
Cevap: Güzelce yıkadıktan sonra temiz olur ve onunla namaz kılınabilir. Dinimizce gösterilen temizleme usulleriyle temizlenmeyecek hiçbir pislik yoktur.
425 – Soru: Elbiseye “Mezî” bulaşacak olsa, elbisenin o kısmım yıkamak lazım gelir mi?
Cevap: Evet.
426 – Soru: Bazı kimseler, rakı şişesini yıkayıp içine pekmez, sirke vesaire koyuyor ve kullanıyorlar. Benim bundan çok şüphem oluyor. Bu hususta ne dersiniz?
Cevap: İçki şişesi, üç defa yıkanıp her defasında damlası kesilesiye kadar beklemekle temiz olur. Hz. Ali’ye (ra) nisbetle naklettiğiniz söz, fıkhî hüküm değil, o büyük zatın içkiden ne derece nefret ettiğini ifade etmektedir.
427 – Soru: Halı ve keçe gibi birşey pislenmiş olsa, sıkılması kabil olmadığına göre, nasıl yıkanır?
Cevap: Bir kap veya akar su içinde üç defa yıkamak ve her defasında, damlalar kesilesiye kadar, süzülmesini beklemekle temiz olur. (Büyük İslam İmmihali, 2. kitap, md: 96/1 pr. 7).
428 – Soru: Bizim buralarda nişanlarda, genç kızlar ellerine kına yakarlar. Bu kınanın içine küçük çocuğun biri, işemiş. Bazı kadınlar, karılmış bulunan kına atılıp yazık olmasın diye ses çıkartmamış. Bu kınadan ellerine yakan kızlar, durumu daha sonra öğrenseler ellerini nasıl temizlerler?
Cevap: Ellerini üç defa ve güzelce yıkamakla temizlik tahakkuk eder. (Büyük İslam İlmihali, 2. kitap, mad: 96/1 parağ. 8).
429 – Soru: Ağaçtan yapılmış hamur teknesi içine kedi işemiş ve ağaç bu idrarı içine emmiş olsa, bu teknenin temizliği nasıl olur?
Cevap: Üç defa yıkanacak ve her defasında damlalar kesilesiye kadar beklenecek, ayrıca güneşletilerek kurutulacak. Bu ameliye üç defa tekrarlanınca ağaç tekne temiz olur. (Mecmua-i Cedide, s. 6).
430 – Soru: Yüzünde kan bulunan bir kılıç nasıl temizlenir. Arabistan çölü gibi su bulunmayan bir yerde, harp halinde bulunan askerin kılıcı kana bulanmış olsa temizliği nasıl olacak?
Cevap: O kılıcı toprağa sürtmek suretiyle kanı silinince kılıç temizlenmiş olur. Su ile yıkamaya hacet kalmadan ve bu kılıç üzerinde iken namaz kılınabilir. (Büyük İslam İlmihali, 2. kitap, md: 96/4).
431 – Soru: Ayakkabı ile hayvan damına gidiyoruz. Pabuçların altına bulaşan bu pisliğin temizlenmesinin yolu nedir? Zira bu ayakkabı ile zaman gelip cenaze namazı kılıyoruz. Bu hususu açıklar mısınız?
Cevap: Ayakkabının altında pislik bulunduğu sırada cenaze namazı kılınacak ise ayakkabı ayaktan çıkanlıp üstüne basmalı ve namazı öyle kılmalıdır. Durum böyle değilse pabuçlar yere sürtüle sürtüle, yani yürümekle temiz olur. (Büyük İslam İlmihali, 2. kitap; md: 96/5).
432 – Soru: Balık veya su içinde yaşayan hayvanlardan biri, suyun içinde ölmüş olsa su pislenmiş olur mu?
Cevap: Bunlar, eti yenmeyen cinsten olsa bile, ölüsü meyte (leş) kabul edilmediğinden suyu pisletmiş olmaz. Zira akıcı kanı bulunmayan hayvanın ölüsü meyte değildir.
433 – Soru: Yılan suyun içinde ölecek olsa suyu pisletir mi?
Cevap: Hayır, pisletmez.
434 – Soru: Ahırdan ve hamamdan çıkan buhardan meydana gelmiş damlacıklar, pis değil midir?
Cevap: Bunlardan kaçınmanın zorluğu sebebiyle istihsanen pis sayılmamıştır.
435 – Soru: Et veya ciğer, kurtlanmış olsa pislenmiş olur mu?
Cevap: Kurtlanıp yenilmeyecek hale gelmesi ayrı bir husus, pislenmesi ayrı bir iştir. Kurtlanması, sağlık yönünden istifade etmeyi engeller, fakat temiz olmaktan çıkarmaz. Kurtlanmış bir ciğer insan üzerinde iken namaz kılsa namaza engel olmaz.
436 – Soru: İşkembe, üzerindeki pislik temizlenmeden sıcak suya sokulacak olsa zararı olur mu?
Cevap: Su kaynama derecesine varmış ve işkembe onun içerisinde suyu içine alacak derecede bir müddet bırakılmış ise asla temiz olmaz. Şayet bu iki şart bulunmazsa, yani su kaynayacak dereceye gelmemiş veya işkembe onun içinde uzun bir müddet bırakılmamış ise yıkamakla temiz olur.
437 – Soru: Şarap ile pişirilmiş bir et, yıkamakla temiz olur mu?
Cevap: Asla temiz olmaz. Çünkü, pislik o etin her yerinde ve en küçük zerrelerine işlemiş olmaktadır.
438 – İbni Nüceym Fetvalarından: “Pis olan bir zeytinyağı, sabun yapılmakla temizliğine hükmolunur” (H.Ec. 1/6)
Açıklama: Herhangi bir murdar madde ile kirlenen zeytinyağı, sabun imalinde kullanmakla temiz olur. Çünkü sabun yapılan yağ, kimyevi bir istihale geçirmektedir.
439 – İbni Nüceym Fetvalarından: “Besmele çekilip kesilmeden ölmüş bulunan bir koyun veya ineğin memelerinde bulunan süt temizdir” (H.Ec. 1/6)
Açıklama: Kendi kendine ölmüş bir hayvanın eti murdardır. Fakat sütü temizdir.
440 – İbni Nüceym Fetvalarından: “Maymunun su içtiği kapta kalan artık su temiz olmaz” (H.Ec. 1/6)
Behce Fetvalarından: “Unu, şarapla yoğrulmuş bir ekmek temiz değildir” (H.Ec. 1/7)
Açıklama: Şarap, dört mezhebe göre pistir. Onunla karılmış olan hamur da pislenmiş olur. Hamurun pişmesi, pisliğini gidermez.
441 – Behce Fetvalarından: “Pislik bulaşan bakır tas, üç defa yıkanmakla temiz olur” (H.Ec. 1/7)
Açıklama: Pis bir kap, pisliğin eseri bulunan koku, cirim ve tad gibi şeyler kalmayacak şekilde yıkanır, damlalar kesilinceye kadar bekletilir ve bu usul üç defa tekrarlanınca temiz olur.
442 – İbni Nüceym Fetvalarından: “Namaz kılan kimsenin üzerinde dirhemden az bir pisliğin bulunması, namazın sıhhatine mani değildir” (H.Ec. c. 1/6)
Açıklama: Bir pisliğin yıkanmasının lüzumu ile namazın makbul olmasına engel olacak miktarının belirtilmesi hususları birbirine karıştırılmamalıdır. Bir pislik, ne kadar az olursa olsun yıkanacaktır. Bu hüküm, insan sağlığı ve içtimai ahlak bakımından zaruri bulunmaktadır. Ancak, dirhem miktarından az olan bir pislik, temizlenmeden önce namaz kılınacak olsa, miktarın azlığı ve insanların karşılaştığı zaruri durumlar dikkate alınarak, namazın sahih olmasına hükmedilmiş bulunmaktadır.
443 – Soru: Umre için yolculuk yapmıştım. Şam’a vardığımızda ucuz fiyatla elbise satın alanların durumu dikkatimi çekti. Dikiş fiyatından daha ucuz bir para ile takım elbise satın alıyorlardı. Kimi şahıs 5-6 takım, kimi de buna yakın elbise satın aldılar. Hani “bulan vermez” derler ya, bu söze haklılık kazandıran bir pazarlıktı. Ben de elbise satın almak istedim. Avrupalıların Filistin mültecileri için bağış olarak gönderdiği elbiseler olduğunu öğrenince içim çekmedi. Daha doğrusu, “Kimbilir, kimler giydi ve nasıl giydi?” diye tereddüde düştüm ve almaktan sarf-ı nazar ettim. Acaba bu elbiseler hakikaten benim düşündüğüm gibi pis midir? Eğer pis kabul edilecek ise nasıl temizleyebiliriz?
Cevap: Üzerinde herhangi bir pisliğin eseri görülmezse “acaba” şüphesi ile bir şeyin pisliğine hüküm verilemez. Zira eşyada asıl olan temizliktir. Yakin, şek ile zail olmaz. Bu elbiseyi alıp kullanmakta bir mahzur yoktur. Avrupalıların îslami ölçülere uygun bir şekilde temizliğe riayet etmediği bilinmektedir. Bu noktadan hareket ile o elbisenin temiz olmadığına hüküm vermeye medar olamaz. Alıp almamak hususunda serbest bulunuyorsunuz. Pisliğine hüküm vermekte gelişi güzel kanaat yürütemezsiniz. Çünkü bir hükmün şer’i mesnede dayanması gerekir.
444 – Soru: Bir yere pislik dökülmüş olsa, sonradan yağan yağmurlar ile o yer yıkandığında temiz olur mu?
Cevap: Yağan yağmurların tesiri ile pisliğin eseri kalmazsa temiz olur.
445 – Soru: Bir küpün içinde şarap bulunurken boşalmış olsa, bunu temizlemek icabettiğinde nasıl bir yol takip etmek gerekir?
Cevap: İçine su doldurulur ve bu vaziyette bir müddet bekletilir. Sonra o su boşaltılıp temiz bir su doldurulur. O da bir vakit bekletildikten sonra dökülüp yenisi konulur. O da bir müddet küpün içinde bırakılıp sonra dökülür. Bu yolla küp temiz olur.
446 – Abdürrahim Fetvalarından: “Zeyd, abdest alıp silindiği mendil üzerinde iken namaz kılsa caiz olur” (H.Ec. 1/8)
Açıklama: Abdest alırken vücuttan ayrılan su, ma-i müsta’mel sayılırsa da vücuttaki yaşlık, kullanılmış su hükmünde değildir. Bu itibarla abdest uzuvlarının kurulandığı mendil, cepte iken kılınacak namazda kerahet yoktur.
447 – Abdürrahim Fetvalarından: “Şarap ile karıştırılıp yapılan ilacı vücuda sürüp onunla namaz kılmak caiz olmaz” (H.Ec. 1/8)
Açıklama: Şarap, hem haram hem de necistir. İçinde şarap bulunan bir merhem, vücuda sürülecek olsa onunla namaz kılmak asla caiz olmaz.


Etiketler: , ,


Kategori: