Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > KOCANIN BOŞAMA YETKİSİNİ KARISINA VERMESİ (Tefvîz-i Talâk)

KOCANIN BOŞAMA YETKİSİNİ KARISINA VERMESİ (Tefvîz-i Talâk)
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 1641 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 KOCANIN BOŞAMA YETKİSİNİ KARISINA VERMESİ (Tefvîz-i Talâk) Facebook'ta paylaş KOCANIN BOŞAMA YETKİSİNİ KARISINA VERMESİ (Tefvîz-i Talâk) İçin Yorum Yap

KOCANIN BOŞAMA YETKİSİNİ KARISINA VERMESİ (Tefvîz-i Talâk)

  A) Kadına Boşama Yetkisinin Verilmesi:
İslâm hukukunda, boşama hakkı prensip olarak kocaya tanınmıştır. Bazı durumlarda kadının talebi üzerine hâkimin de evliliğe son vermesi mümkündür. Mahkemede boşanma sebebi olabilen haller, mezhepler arasında ihtilaflı olmakla birlikte, hastalık ve kusur, kocanın nafakayı kesmesi, kayıplık ve hakem yoluna başvurulmuş olması bunlar arasında sayılabilir. Koca, hanımını mahkemeye başvurmadan bizzat boşayabileceği gibi, vekil aracılığı ile de boşayabilir. Yetkili kılınan vekil, hanım da olabilir. Koca boşama yetkisini bizzat eşine vermişse, bu yetki vermeye “tefviz” karısına da “mufavvaza” denir. Böylece tefviz, kocanın boşama yetkisini karısına vermesi, diye belirlenebilir. Bu vekâletten farklı bir tasarruf olup, bundan kocanın rücû etmesi geçerli değildir.
Tefviz-i talâk’ın dayandığı deliller Kitap ve sünnettir. Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Ey Peygamber, zevcelerine de ki: Eğer siz dünya hayatını ve onun zinet ve ihtişamını arzu ediyorsanız, gelin size boşanma bedellerini vereyim de hepinizi güzellikle salıvereyim. Eğer Allah’ı, Peygamberini ve âhiret yurdunu diliyorsanız şüphe yok ki, Allah, içinizde güzel hareket edenler için büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (el-Ahzâb, 33/28, 29.) Bu âyet, Hz. Peygamber’in zevcelerinin onda olmayan bazı zinet ve eşyayı istemeleri üzerine nazil olmuştur. İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre, karıların dünyayı tercihinden maksat boşanmayı istemeleridir. Bu âyet inince Allah’ın elçisi, hanımlarını muhayyer bıraktı, dileyen kalır, isteyen de boşanabilirdi. Ancak âyetin hükmü karşısında Hz. Peygamber’in pak zevceleri çok üzülmüş ve hepsi onu tercih etmişlerdir.
Hz. Aişe (r. anhâ)’den rivayete göre şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.s) bizi muhayyer bıraktı ve biz Allah’ı ve Rasûlünü tercih ettik. Bu muhayyerlik bizim aleyhimize bir hüküm meydana getirmedi.” Diğer bir rivayette ise “Rasûlullah bunu bir boşama olarak saymadı” demiştir. (Buhârî, Talâk, 5; Müslim, Talak, 26-30; Ebû Dâvûd, Talâk, 12.) Bu hadis, kadın boşama yetkisine sahip olduktan sonra, kocasını değil de kendi nefsini tercih ederse, bunun bir boşama sayılacağına delâlet eder.
Koca, karısına boşanma yetkisini, başlangıçta nikâh akdi sırasında verebilir. Kadın, erkeğe, “Bir boşama hakkı elimde olmak üzere seninle evlendim” dese, erkek de “O şekilde seni karılığa kabul ettim” diye kabulde bulununca tefviz gerçekleşir. Evliliğin devamı sırasında da kadına boşanma yetkisi verebilir. (bk. es-Serahsî, el-Mebsût, VI, 196 vd.; el-Kâsânî, a.g.e., III, 113 vd.; İbnü’l-Hümam, a.g.e., III, 99 vd.)
Ancak şunu da belirtelim ki, erkekle kadını, boşanmada eşit duruma getiren tefviz-i talâk hakkı, uygulamada pek az görülmüştür. Müslüman kadın, bilinçlenip diğer haklarına sahip çıkarken, tefviz-i talâk hakkını da gözden uzak tutmamalıdır. Bu hakkı evliliğin eşiğindeki gençlerin düşünmesi ve ilerisini görerek sahip çıkması bazı güçlükler doğurabilir. Daha işin başında, bunun evlenecek erkekle pazarlık konusu yapılması, müstakbel eşlerin birbirine güvensizliği anlamına gelebilir. Bu nedenle, konunun genel bir hak olarak ele alınması ve nikâh akdi ile birlikte doğan bir prosedüre bağlanması daha uygundur.
B) Kadına Boşama Yetkisi Vermekle, Boşama İçin Vekil Tayin Etme Arasındaki Ayrılıklar:
1) Tefviz ile vekâletin ayrıldığı noktalar:
a) Koca, eşine boşama yetkisi verince artık bundan dönemez. Vekâlet veren ise her zaman vekili azledebilir.
b) Koca, eşine boşama yetkisini bir süre ile sınırlandırmaksızın mutlak olarak vermişse, bunun süresi, yetkinin verildiği meclis ile sınırlıdır. Boşamaya vekil olma ise azledilinceye kadar geçerli olur.
2) Tefviz, tevkil ve temlik terimlerinin birleştiği ve ayrıldığı noktalar:
a) Tefviz; kadına boşama yetkisi vermek, tevkîl ise; boşama için birisini vekil tayin etmektir. Her ikisi de asıl hak sahibinin tasarruf hakkını kaldırmaz. Meselâ: Koca eşine boşama yetkisi vermezden önce kendisi boşama yetkisine sahip olduğu gibi, bu yetkiyi eşine verdikten sonra da kendisinin bu hakkı devam eder. Bir malın mülkiyetini devredip bedelini aldıktan sonra ise, artık mal sahibinin bir tasarruf hakkı söz konusu olmaz.
b) Kadına boşama yetkisi vermede icapla kabul arasında meclisle sınırlama yoktur. Bu yüzden kadın hazır bulunmadığı takdirde, kabul için süre devam eder. Mülkiyetin devri konusunda ise icapla kabulün aynı mecliste yapılması gerekir.
c) Kadına boşama yetkisi verme işlemi kocanın tek yanlı iradesiyle meydana gelebilir. Meselâ; kocanın tefviz teklifine karşı kadın bir süre susarsa, artık koca rucû edemez. Ancak kadının bu teklifi hemen geri çevirmesi de mümkündür. Halbuki bir kimse başkasına evini satsa, alıcı sussa, sonra satıcı satıştan vazgeçse bu geçerli olur. Çünkü icap ve kabul olmadıkça mülkiyetin devri gerçekleşemez.
Kadına boşama yetkisi vermede kullanılan sözcükler üçe ayrılır. Emru bilyed, tahyîr ve meşiyyet.
Emr-u bilyed: İş elinde olmak demektir. Koca karısına “boşama işi senin elindedir” deyince, bunu boşama niyetiyle söylemiş olur ve kadın da bunu duymuş bulunursa eşine yetki devri gerçekleşir. Bu sözcük kinayeli olup, boşama niyetinin bulunmasını gerektirir.
Tahyir: Seçimi kadına bırakmak demektir. Kocanın karısına “kendini tercih et” demesi üzerine kadının “tercih ettim” demesi ile boşama meydana gelir. Bu sözcük de kinayelidir.
Meşiyyet: İsteğine bırakmak demektir. Kocanın “istersen sen boşsun” demesi durumunda kadın “boşanmamı istiyorum” diye cevap verirse bir ric’î boşama meydana gelir. Çünkü bu sözcük açık anlamlıdır.
Kadına boşama yetkisi verilirken “kendini istersen on gün içinde boşayabilirsin” gibi sınırlı süre konabileceği gibi, “kendini ne zaman istersen boşayabilirsin” yahut “ölünceye kadar bir ric’î talak yetkisi senin elindedir, dilediğin zaman bu hakkı kullanabilirsin” gibi sözlerle süresiz olarak da boşama yetkisi verilebilir. Bu takdirde kadın dilediği zaman kocasından ayrılmak yetkisini elinde tutmuş olur.
Sonuç olarak İslâm’da, boşanma yetkisi konusunda erkekle kadının “tefvîz-i talak” müessesesi işletilerek eşit haklara sahip kılınması mümkündür. İslâm devleti’nin düzenleme yaparak evlilik sırasında kocanın bu hakkı eşine vermesini sağlaması ve bu konuda standart ölçüler getirmesi de söz konusu olabilir. Ancak kadının boşanma hakkını kötüye kullanmayacağı bir denetim mekanizmasının da devreye sokulması gerekebilir. Bu da, kadının boşamasının İslâm hakiminin denetimine tabi tutulması ile gerçekleşir. Aşağıda hakim aracılığı ile boşanmayı açıklayacağız..


Etiketler: , ,


Kategori: