Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > KISITLIYA MALIN VERİLMESİ

KISITLIYA MALIN VERİLMESİ
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 937 EKLENME : 15/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 KISITLIYA MALIN VERİLMESİ Facebook'ta paylaş KISITLIYA MALIN VERİLMESİ İçin Yorum Yap

KISITLIYA MALIN VERİLMESİ

  Vasî erginlik çağına gelen fakat henüz reşit olmayan yetime miras teslim etse ve mal zayi olsa Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e göre bunu vasînin tazmin etmesi gerekir. Çünkü, o, verilmemesi gereken kişiye malı vermiş olur. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Yetimleri erginlik çağına gelinceye kadar yetiştirip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin” (en-Nisâ, 4/6.) Buna göre küçük, ergin olunca hemen malı kendisine teslim edilmez ve reşid olup olmadığı, yani malını yerinde kullanıp kullanamayacağı araştırılır. Ebû Hanîfe’ye göre prensip olarak erginlikle mâlî velayet kalkar, fakat bir önlem olarak en geç 25 yaşına kadar mal yetime teslim edilmeyebilir. Çoğunluğa göre ise yetim rüşd (olgunluk) hali gösterinceye kadar yaşı ne kadar ilerlerse de malî velayet devam eder. Bu yüzden rüşd yaşı kültür, eğitim, ekonomik, sosyal, fizik çevre gibi etkenlerin altında değişik yaşlarda gerçekleşir. Ülkeler uygulamada kolaylık sağlamak gayesiyle bu konuda standart bir yaşı esas alma yoluna giderler. Meselâ; Osmanlı Devleti uygulamasında 1288 tarihli bir padişah fermanı yirmi yaşını doldurmamış kişilerin rüşd davalarının geri çevrilmesini emreder. (Ali Haydar, a.g.e., III, 79 vd.; Döndüren, Delilleriyle İslâm Hukuku, s. 130, 131 ;Krş. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Türk Medeni Hukukunun Umumî Esasları İstanbul 1968, II, 56.)
Mâlikîler de yetime malın teslimi konusunda Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’le aynı görüştedir. Buna göre kısıtlının malını rüşdten sonra, bir delil olmadan verme konusunda vasînin sözü kabul edilmez. Çünkü âyette şöyle buyurulur: “Mallarını yetimlerin kendilerine verdiğiniz zaman, bu konuda şahit tutun. Hesap görücü olarak Allah yeter”. (en-Nisâ, 4/6.)
Hanefîlere göre, vasî tasarruf yetkisi bulunan konularda tasdik olunur. Bu yüzden vasînin eksik ehliyetli ile ilgili harcamaları delilsiz olarak kabul edilir. Aşağıdaki durumlar bundan müstesnadır.
Vasînin delil getirmedikçe tazminle yükümlü olacağı durumlar şunlardır:
Vasî, vasî tayin edenle veya mirasçılarıyla ilgili borçları ödediğini iddia etse bunu ispat etmesi gerekir. Miras malını satıp, satış bedelini teslim almadan önce, ölmüş bulunan vasî tayin edenin borçlarını ödediğini, yetimin küçükken başkasının telef ettiği malını kendisinin tazmin ettiğini veya küçüğe ticaret izni verilip borç yaptığını ve bu borçları kendisinin ödediğini veya küçüğe ait arazilerin haraç vergisini ödediğini iddia etmesi bu niteliktedir. Yine yetime kendi zimmetinden veya kendi malından geçim masrafı yapıp, bununla ona rücu etmek istemesi de böyledir. Vasî ticaret yapıp kâr ettikten sonra bu ticareti “mudârebe yöntemi” ile yaptığını iddia etse bunu da isbat etmesi gerekir.
Sonuç olarak,
Vasî, küçüğe ma’ruf üzere yiyecek, içecek ve giysi sağlar. Sünnet ve evlendirme de bu kapsama girer. Eğitim ve öğretimi içinde vâsi gerekli önlemleri alır. Vasî alacakları tahsil eder, borç peşin olunca maslahat gerektiriyorsa bunu geciktirebilir.


Etiketler: , ,


Kategori: