Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > KADININ NİKÂHTA TARAF OLMASI

KADININ NİKÂHTA TARAF OLMASI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 931 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 KADININ NİKÂHTA TARAF OLMASI Facebook'ta paylaş KADININ NİKÂHTA TARAF OLMASI İçin Yorum Yap

KADININ NİKÂHTA TARAF OLMASI

  1) Velînin rolünü azaltan görüş:
Akıllı ve ergin erkek, velîsi olmaksızın kendi irade beyanı ile evlenebilir. Onun bir vekil aracılığı ile evlenmesi de mümkündür. Hanefîlere göre hür, akıllı ve ergin kadın da evlenme akdinde doğrudan taraf olabilir. Çünkü burada velinin bulunması evliliğin sıhhat şartlarından değildir. Dayandıkları delil, âyet ve hadislerdir.
Allahü Teâlâ şöyle buyurur: “Eğer mü’min bir kadın kendisini peygamber’e hibe edip de, Peygamberde onu nikâhla almak isterse. “ (el-Ahzâb, 33/50.) Bu âyet, kadının nikâh akdinde bizzat taraf olabileceğini gösterir. Hulle bildiren şu âyette de aynı anlamı görmek mümkündür: “Yine erkek, karısını (üçüncü defa) boşarsa; ondan sonra kadın, kendinden başka bir erkeğe nikahlanıp varıncaya kadar ona helâl olmaz.” (el-Bakara, 2/230) Bu âyette de, kocası tarafından üç talakla boşanan kadın başka bir erkekle evlenmede taraf olarak gösterilmiştir.
Hz. Peygamber’in şu hadisleri de, kadının gerektiğinde velîsi hazır bulunmaksızın evlenebileceğini gösterir: “Dul kadın hakkında velînin yapabileceği bir iş yoktur.” (Ebû Dâvud, Nikâh, 25; Ahmed b. Hanbel, l, 334.) “Bekâr kadın, kendisi hakkında velisinden daha fazla hak sahibidir.” (Ebû Dâvud, Nikâh, 25. Hadislerin kritiği için bk. Sünenû Ebî Dâvud, Çağrı Yayınevi, 2. baskı, İstanbul 1992, II, 577-579.)
2) Velînin rolünü arttıran görüş:
Şafiî, Mâlik ve Ahmed b. Hanbel’e göre, kadın için nikâhta erkek bir velînin bulunması şarttır. Velî, kadının asabesinden en yakın olan erkektir. Baba, dede veya oğlu gibi. Buna göre, kadının nikâhta doğrudan taraf olması caiz değildir. Yaşının küçük veya büyük olması, kendisinin dul veya bakire bulunması, sonucu değiştirmez. Bu müctehitlere göre kadının kadını evlendirmesi de caiz değildir. Dayandıkları deliller şunlardır:
Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Kadınların kendilerini kocalarına nikâh etmelerine engel olmayın.” (el-Bakara, 2/232.) Burada, velîlerin, boşanan kadının yeniden evlenmesine engel olmaması istenmektedir. Eğer kadının bizzat evlenmeye yetkisi olsaydı, velîye böyle bir yasak koymanın anlamı kalmazdı. “İçinizden bekarları evlendirin.” (en-Nûr, 24/32). ve “İslâm’ı kabul etmedikçe (mü’min kadınları) Allah’a ortak koşan erkeklere nikahlamayınız.” (el-Bakara, 2/221.) gibi âyetlerde de, evlenecek olan kız ve erkeğin dışındakilere hitap edilmekte ve velayet yetkisi onlara verilmektedir.
Çoğunluk fakihler bu konuda bazı hadislere de dayanmışlardır. Ezcümle: “Herhangi bir kadın, velîsinin izni olmadan evlenirse, onun nikâhı bâtıldır, bâtıldır, batıldır.” (Ebû Dâvud, Nikâh, 19;Tirmizî, Nikâh; 14; Dârimî, Nikâh, 11; Ahmed b. Hanbel, VI, 166.) “Kadını kadın evlendiremez. Kadın bizzat kendisini de evlendiremez.” (İbn Mâce, Nikâh, 15.) “Nikâh ancak velî ile olur.” (Buhari, Nikâh, 36; Ebû Dâvud, Nikâh, 19; Tirmizî, Nikâh, 14.)
3) Görüşlerin dayandığı delillerin kritiği ve sonuç:
Hanefîler çoğunluğa ait yukarıdaki görüşü ve delillerini şu şekilde eleştirmişlerdir:
Yukarıda zikredilen el-Bakara 232. âyet, nikâh fiilini kadına isnad eder. Çünkü bu âyet, sahabeden Ma’kıl bin Yesâr (r.a.)’ın dul kız kardeşinin yeniden eski kocası ile evlenmesine karşı çıkması üzerine inmiştir. Âyet, baş tarafı ile bir bütün olarak ele alınınca; böyle bir kadının, velinin müdahalesi olmaksızın serbestçe evlenebilmesi anlamı ortaya çıkar. Bekârları evlendirmeyi emreden âyetler ise yalnız velilere değil, İslâm toplumuna hitap etmektedir.
Diğer yandan Hanefîler velisiz nikâh olmayacağını bildiren hadislerin zayıf, hatta kimisinin mürsel (sahabe veya tabiîlerden olan ravi atlanarak nakledilen hadis) olduğunu ortaya koymuş ve velisiz evlenme konusunda “Bekâr kadının kendisini evlendirmede velisinden daha fazla hak sahibi olduğunu.” bildiren, Ebû Davud’un naklettiği hadise dayanmışlardır. Bununla birlikte çoğunluğun delil olarak aldığı hadisleri sağlam kabul etsek bile, bunların kesin emir bildirmek yerine, aile büyüklerine saygı ve edep çerçevesinde müstehap olan bir hüküm ve tavsiye ifade etmesi de muhtemeldir. Nitekim Hanefîler, akıllı ve erginin evlenmesinde velinin bulunmasını vacip değil müstehap saymışlardır. Ancak bu serbestlik sonucunda kadının bilerek veya bilmeyerek dengi olmayan bir erkekle evlenmesi durumunda, veliye evliliği feshettirme hakkı tanınmıştır. Aşağıda velinin bu hakkı üzerinde ayrıca duracağız.


Etiketler: , ,


Kategori: