Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > HZ. ZEKERİYYA VE HAYIRLI ZÜRRİYET İÇİN DUASI

HZ. ZEKERİYYA VE HAYIRLI ZÜRRİYET İÇİN DUASI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 1341 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 HZ. ZEKERİYYA VE HAYIRLI ZÜRRİYET İÇİN DUASI Facebook'ta paylaş HZ. ZEKERİYYA VE HAYIRLI ZÜRRİYET İÇİN DUASI İçin Yorum Yap

HZ. ZEKERİYYA VE HAYIRLI ZÜRRİYET İÇİN DUASI

  Zekeriyya, İsa ve Yahya aynı dönemin peygamberleridir. Bunların soyları da Dâvud ve Yakub aleyhisselâm aracılığı ile Hz. İbrahim’e dayanır. Hz. İsa’ya İncil verildiği ve bağımsız bir din getirdiği için daha ünlü olmuştur.
Zekeriyya (a.s)’ın karısı Işa, Hz. Meryem’in teyzesi idi. Bu yüzden, Mescid-i Aksa hizmetine adanan Meryem’in maişeti ile ilgilenme işi devrin peygamberi Zekeriyya (a.s)’e verilmişti.
Zekeriyya (a.s) Hz. Meryem’e Cenab-ı Hakk’ın ve Meleklerin bazı ikramlarını görünce, herşeye gücü yeten yüce Allah’ın dilerse kısır ve yaşlı olan eşine bir çocuk verebileceğini düşündü. Yüce Rabbinden şöyle istekte bulundu: “Ey Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Sana yaptığım dua sayesinde daha önce hiç bedbaht olmadım. Doğrusu ben, arkamdan iş başına geçecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana bir veli (oğul) ver. Ki, bana vâris olsun; Yakub hanedanına da varis olsun. Rabbim, onu rızana lâyık kıl.” (Meryem, 19/4, 5, 6; bk. Âl-i imrân, 3/38; el-Enbiyâ, 21/89.)
Zekeriyya (a.s)’ın duası kabul olundu ve melekler, mihrapta namaz kılmaya durduğu sırada Yahya adlı bir çocuğu müjdelediler. Üstelik bu çocuğun toplumun efendisi, nefsine hâkim ve salih bir peygamber olacağını da bildirdiler. (Âl-i İmrân, 3/39; bk. Meryem, 19/7.) Zekeriyya bu müjde karşısında şaşırdı ve şöyle dedi: “Rabbim! Karım kısır, ben de son derece yaşlı iken nasıl oğlum olabilir?” (Meryem, 19/8.)
Rivayete göre çocuk müjdelendiği tarihte Hz. Zekeriyya yüz yirmi, eşi ise doksan sekiz yaşlarında idi. Başka bir rivayette, dua ile çocuğun müjdelendiği tarih arasında kırk yıl geçtiği belirtilmiştir. (el-Kurtubî, a.g.e., IV, 51.)
Zekeriyya müjde üzerine (bk. Meryem, 19/9; el-Enbiyâ, 21/90) bunu pekiştirecek bir belirti verilmesini istedi. (Meryem, 19/10.) Allahu Teâlâ çocuğun doğacağının bir belirtisi olarak üç gün süreyle insanlarla işaretten başka bir şekilde konuşmamasını ve sabah-akşam Rabbini zikredip hamdetmesini bildirdi. (Âl-i imrân, 3/41.)
Bu bir çeşit susma orucu olup, bazı bilginler, bunun; üç gün oruca niyet edip, bu süre içinde Allah’ı zikir ve tesbih dışında bir söz söylememek ve zaruret halinde de, insanlarla işaret yoluyla anlaşmak şeklinde uygulanabileceğini söylemişlerdir.
Kimi bilginler, susma orucunun Hz. Peygamber’den nakledilen “Geceye kadar bir gün süreli susma yoktur” (el-Kurtubî, a.g.e. IV, 53.) hadisi ile neshedildiğini öne sürmüşse de, çoğunluk bunun neshedilmediği kanaatindedir. (el-Kurtubî, a.g.e., IV, 51.) Ancak “susma” kendi başına bir ibadet olmadığı için, bu konuda yapılacak bir adak da geçerli bulunmaz. Belki çok önemli bir sıkıntının aşılması için oruçla birlikte, sürekli olarak ibadet, taat, tesbih ve zikir halinde Yüce Allah’ın yardımı istenir. O, dilediği kimselere ve dilediği zaman yardım eder.


Etiketler: , ,


Kategori: