Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > EVLİLİKTE VEKÂLET VE KAPSAMI

EVLİLİKTE VEKÂLET VE KAPSAMI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 994 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 EVLİLİKTE VEKÂLET VE KAPSAMI Facebook'ta paylaş EVLİLİKTE VEKÂLET VE KAPSAMI İçin Yorum Yap

EVLİLİKTE VEKÂLET VE KAPSAMI

  B) Evlilikte Vekâlet ve Kapsamı:
Akıllı ve ergin erkek ve kadın bizzat evlenebileceği gibi vekil aracılığı ile de evlenebilir. Ancak Hanefîler dışındaki üç mezhep, kadının nikahta taraf olmasını kabul etmedikleri için, onun vekil aracılığı ile nikah akdi yapmasını da kabul etmemişlerdir.
Nikahta Vekâletin caiz oluşu şu delile dayanır. Ümmü Habîbe (ö. 20/640) Habeşistan’a hicret etmişti. Orada kocası vefat etmiş, kendisi desteksiz kalmıştı. Durumu öğrenen Hz. Peygamber, Habeş Necaşî’sine bir mektup yazarak Ümmü Habîbe’nin kendisine nikahlanmasını istedi. Burada Necaşî’nin evlendirmesinin vekil sıfatı ile olduğu açıktır. Ümmü Habîbe, Ebu Süfyan’ın kızı olup, Mekke’de müşriklerin işkencelerini artırması üzerine, Habeşistan’a göç eden heyete katılmıştı. (es-Serahsi, a.g.e., V, 15, 16; el-Kasani, a.g.e., II, 231; İbn Sa’d, Tabakat, VIII, 97, 98; Mecelle, mad. 1449,-1450; bk. Ebu Davud, Nikah, 28; A. b. Hanbel, VI, 427)
Temyiz gücüne sahip müslüman erkek veya kadın nikahta vekil olabilir. Vekil sözlü veya yazılı olarak bu görevi üstlenebilir. Vekâleti verme sırasında şahit bulunması şart değildir. Ancak şahid bulunması inkar durumunda isbat için gerekli olabilir.
Vekilin nikahta belli bir erkek veya kadını temsil ederek irade beyanında bulunması asıldır. Ancak bir kimse diğerine evlenme konusunda “umumî vekil” yetkisi de vermiş olabilir. Burada evlenilecek kişinin niteliklerini belirlemekle yetinilir: Ancak bu durumda vekil, özel izin bulunmadıkça temsil ettiği kimseyi kendisi, usul veya fürüundan birisi ile evlendiremez. Çünkü bu durumda, vekilin temsil yetkisini kötüye kullanması mümkündür. Diğer yandan velide nikah sırasında hazır bulunmayarak kendisini bir vekile temsil ettirebilir. (es-Serahsî, a.g.e., V, 21, 22; Döndüren, a.g.e., s: 203, 204)
B) Evlilikte iki Tarafın Birlikte Temsili:
Evlilik sırasında tek kişinin asîl, veli veya vekil sıfatı ile iki tarafı birlikte temsil ederek, şahitlerin önünde nikah akdini meydana getirmesi mümkün ve caizdir. Şu durumlarda temsil tek kişide toplanır:
1. Her iki tarafın velisi olan kimse, iki tarafı birden temsil ederek nikah akdedebilir. Mesela; bir dede, daha önce vefat eden iki oğlunun, oğul ve kızını veli sıfatı ile evlendirebilir.
2. Asil ve veli sıfatının tek kişide toplanması. Veli durumunda olan amca oğlunun, amcasının kızım kendisine nikahlaması gibi.
3. Bir kimse iki tarafın birlikte vekili olabilir. Ukbe bin Amir (ö. 58/677) r.a.’ten rivayete göre, Hz. Peygamber bir adama; “Seni filanca kadınla eviendirmeme razı mısın?” diye sormuş, adamın “evet” demesi üzerine, kadına da “Seni filanca erkekle evlendirmeme razı mısın?” diye sormuştur. Kadın da “evet” deyince, onları birbiriyle evlendirmiştir. (Ebu Davud, Nikah, 31.)
4. Asil ve vekil sıfatlarının tek kişide toplanması da mümkündür. Nitekim Abdurrahman bin Avf (ö. 31/651), Ümmü Hakîm binti Karız (r. anha)’ya ; “Evlenmen konusunda bana yetki veriyor musun.” diye sordu. Kadın “evet” deyince de; “Seni kendime nikahladım” dedi. (Buharî, Nikah, 37.)
Şafiîlere göre, nikahta bir kişinin iki tarafı temsil etmesi, ancak bu kişinin iki tarafın da velisi olması durumunda mümkündür. (es-Şirbînî Muğnî’l-Muhtac. Mısır, t.y. II. 147 vd.)
Avrupa ülkeleri kanunlarında genel olarak evlenmede vekâlet yöntemine yer verilmemiştir. Buna göre, evlenecek eşler nikâh dairesinde bizzat hazır bulunmalıdır. Ancak Fransa’da 1915 tarihli bir kanunla savaş zamanlarına ait olmak üzere evlenmede vekâlet esası benimsenmiştir. Hatta kimi Fransız hukukçular, vekille evlenmenin her zaman için geçerli olmak üzere kabul edilmesini istemişlerdir. (Halil Cin, İslam ve Osmanlı Hukukunda Evlenme, Ankara 1974, s: 95. LeCarpantier, Le Mariage par procuration, these, Paris 1918’den naklen.)
Evliliğin oluşumu ve eşlerin karşılıklı hak ve görevlerini bu şekilde ortaya koyduktan sonra, bundan sonraki bölümde çocukların aile yuvası içinde sahip olduğu hakları, başka bir deyimle ana-babanın çocukları ile ilgili görev ve sorumluluklarını belirlemeye çalışacağız. Doğacak bir çocuğun anne ve babasının belirli oluşu ve onun meşrû bir aile yuvası içinde gözlerini dünyaya açması büyük bir nimettir. Ayrıca, onun emzirilip bakılması, eğitilmesi ve İslâm toplumunun imanlı bir ferdi olarak yetiştirilmesi de önemli bir husustur. Aşağıda bu noktaları açıklamaya çalışacağız.


Etiketler: , ,


Kategori: