Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > EVLİLİKLE DOĞAN MALÎ HAK ve SORUMLULUKLAR – GİRİŞ

EVLİLİKLE DOĞAN MALÎ HAK ve SORUMLULUKLAR – GİRİŞ
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 951 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 EVLİLİKLE DOĞAN MALÎ HAK ve SORUMLULUKLAR – GİRİŞ Facebook'ta paylaş EVLİLİKLE DOĞAN MALÎ HAK ve SORUMLULUKLAR – GİRİŞ İçin Yorum Yap

EVLİLİKLE DOĞAN MALÎ HAK ve SORUMLULUKLAR – GİRİŞ

  İslâm’da hür, akıllı ve ergin her mü’min erkek ve kadın dinin emir ve yasaklarına muhatap olur. Namaz, oruç, hac ve zekât gibi ibadetler yanında, ticarî, iktisadî ve malî konularda sorumluluklar başlar. Kendi malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf etme ehliyetine kavuşur. Ancak ergin olduğu halde malını yönetebilecek bilgi ve tecrübeyi kazanamayan erkek çocuğu reşid sayılmadığı için malları üzerinde bir süre daha veli yardımı ile tasarrufta bulunur.
Rüdş yaşı kişisel eğitim, sosyal ve fizik çevre ya da özel yeteneklerin etkisine bağlı olarak erginlikten önce veya sonra yahut erginlik çağı ile birlikte gerçekleşebilir. Erginlik çağının alt sınırı kızlarda 9, erkeklerde 12 yaştır. Üst sınırı ise çoğunluk müctehitlere göre her iki cinste 15 yaştır. Ebû Hanîfe’ye göre üst sınır erkekte 18, kızda 17 yaştır. Bu yaşlara ulaşanlarda erginlik belirtileri görülmese bile hükmen ergin sayılırlar.(el- Kâsânî, Bedâyiu’s-Sanâyî, VII, 172.)
Rüdş yaşına ulaşan kimseden mali velayet kalkar ve malvarlığı üzerinde tam tasarruf hakkına sahip olur. İslâm’da rüşd yaşı için belli bir alt sınır getirilmemiştir. Erginlik çağına gelince malı saçıp savuracağından korkulursa Ebû Hanife’ye göre 25 yaşına kadar bir önlem olarak malı kendisine teslim edilmez. Çoğunluk müctehitlere göre ise, yaşa bakılmaksızın, kişinin reşid olduğu anlaşılıncaya kadar üzerindeki malî velayet devam eder.
Allahü Teâlâ şöyle buyurur: “Evlilik çağına gelinceye kadar yetimleri yetiştirip deneyin. Eğer onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin.” (en-Nisâ’, 4/6.) Bu duruma göre mümeyyiz küçük ergin olunca hemen malı kendisine teslim edilmez ve bu malı yönetebilecek bir olgunluğa (rüşd) ulaşıp ulaşmadığı araştırılır.
Osmanlı Devleti uygulamasında 1288 tarihli bir padişah fermanı ile, yirmi yaşını doldurmamış kimselerin rüşd davalarının reddedilmesi öngörülmüştür. (Ali Haydar, Düraru’l-Hukkâm, III, 78, 79.)
İşte ister reşid olarak kendi serveti üzerinde tam tasarruf hakkına sahip olsun, isterse bu tasarruf velinin yardım ve katkısı ile gerçekleşmiş bulunsun, akıllı ve ergin bir erkek evlendiği zaman eşinin mehir ve nafaka gibi mali haklarını üstlenmiş olur. Yine doğacak çocukların geçim masrafları da babanın üzerine vaciptir. Yeme, içme, giyim ve barınma harcamaları ile ev için gerekli olan eşya ve çeyiz kadının geçim masrafları arasında sayılabilir. Eşlerden birinin ölümü durumunda diğerinin ona mirasçı olması da evlilikle doğan mali haklardandır. Biz miras konusunu ileride ayrıca inceleyeceğimiz için, onun dışında kalan diğer mali hakları aşağıda açıklayacağız.


Etiketler: , ,


Kategori: