Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > EVLİLİĞİN BAĞLAYICILIK (LÜZÛM) ŞARTLARI

EVLİLİĞİN BAĞLAYICILIK (LÜZÛM) ŞARTLARI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 2264 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 EVLİLİĞİN BAĞLAYICILIK (LÜZÛM) ŞARTLARI Facebook'ta paylaş EVLİLİĞİN BAĞLAYICILIK (LÜZÛM) ŞARTLARI İçin Yorum Yap

EVLİLİĞİN BAĞLAYICILIK (LÜZÛM) ŞARTLARI

  Bir evlilik akdinin bağlayıcı olması, artık akdi yapanların veya veli ya da vekil gibi temsilcilerin bu akdi bozma yetkisine sahip olmaması demektir. Akdin bağlayıcı olması için dört şart koşulur:
A) Ehliyetsiz (akıl hastası veya bunak gibi) veya eksik ehliyetli (küçük çocuk ve kız gibi) kimseyi baba veya dedenin evlendirmesi durumunda nikah bağlayıcı olur. Eğer bunları evlendiren veli amca veya erkek kardeş gibi baba ve dede dışındaki veli grubundan olursa, bunların akdedeceği nikaha küçük çocuk ergin olunca, akıl hastası da şifa bulunca itiraz etme hakkına sahiptir. Bu haklardan birincisine “buluğ muhayyerliği”, ikincisine ise “hıyaru’l-ifâka (şifa bulma muhayyerliği)” denir. Burada evliliğin denk birisi ile ve emsal mehirle yapılmış olması da evlendirilenden bu hakkı düşürmez. (el-Kasani, a.g.e., II, 315, 322; eş-Şirazî, a.g.e., II, 39.)
Yukarıdaki görüş Ebû Hanife ve İmam Muhammed’e ait olup, dayandıkları delil şudur: Ashab-ı Kiram’dan Kudame bin Maz’un (ö. 36/656), kardeşi Osman b. Maz’unun kızını Abdullah bin Ömer (ö. 73/692) ile evlendirmişti. Rasülullah (s.a.s) erginlik çağına girdikten sonra kızı tercihte serbest bıraktı. O da ayrılmayı seçti. Hatta, İbn Ömer(r.a.)’in; “Ona sahip olduktan sonra, benden çekip alındı” dediği nakledilmiştir. (A. b. Hanbel, II, 130; ez-Zühayli, a.g.e., VII, 87)
Ebu Yusuf’a göre ise baba ve dede dışındaki velilerin akdedeceği nikah da küçük ve akıl hastası hakkında bağlayıcı olur ve bunların ileride seçme serbestliği bulunmaz. Çünkü veli gerekli araştırmayı yapar ve maslahata en uygun olanı seçer.
1917 tarihli H.A.K. ise 9 yaşından küçük kız çocukları ile 12 yaşından küçük erkek çocuklarının hiçbir kimse tarafından evlendirilemeyeceği, erginlik çağından itibaren kızda 17 ve erkekte 18 yaşa kadar ise hakimin velilerin iznini alarak evlendirebileceği esasını getirmiştir. (bk. H.A.K. mad. 7, 10.)
B) Akıllı ve ergin kadın emsal mehirle fakat dengi (küfüv) olmayan bir erkekle velisinin iznini almadan evlenmiş olursa, asabeden olan yakın velisi hakime baş vurarak evliliğin feshini isteyebilir.
Çoğunluk müctehitlere göre, kocanın denk olmaması durumunda kadının, yakın ve uzak velilerden herbirinin bu evliliği feshettirme hakkı bulunur. Bu, satım akdinin malın ayıbından dolayı feshedilmesine benzer.
Denkliğin bir sıhhat şartı değil, bağlayıcılık şartı olduğunu gösteren uygulamalar vardır. Bir hadiste şöyle buyurulur: “Hz. Peygamber, Fatıma binti Kays’a, azatlı kölesi Zeyd’in oğlu Üsame ile evlenmesini emretti. Üsame de Rasülullah’ın emri ile onu nikahladı.” (Tirmizî, Nikah, 38.) Diğer yandan yine azatlı bir köle olan Bilal el-Habeşî (r.a.)’ın Abdurrahman b. Avf (r.a.)’ın kız kardeşi ile evlendiği nakledilmiştir. (ez-Zühayli, a.g.e., VII, 888) Buradan eşler arasındaki denkliğin evliliğin sıhhat şartı olmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü o günkü hicaz toplumunda azatlı köle ile hür bir kadın denk sayılmıyordu. Ancak buna rağmen evlenmişlerdi
C) Velisinin izni olmaksızın evlenen akıllı ve ergin kadının dengi olan erkekle ve emsal mehirle evlenmiş olması da gerekir. Aksi durumda velilerin nikahı feshettirme hakkı doğar. Ancak koca, mehirden eksik olan bölümü tamamlamayı kabul ederse evlilik kesinleşir. Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre ise mehrin azlığı evliliği etkilemez.
D) Kadının razı olmaması durumunda, kocanın iktidarsızlık vb. ayıplarının olması da bir fesih nedenidir.


Etiketler: , ,


Kategori: