Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > ÇOCUĞUN ANNE KARNINDA OLUŞUMU

ÇOCUĞUN ANNE KARNINDA OLUŞUMU
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 1400 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 ÇOCUĞUN ANNE KARNINDA OLUŞUMU Facebook'ta paylaş ÇOCUĞUN ANNE KARNINDA OLUŞUMU İçin Yorum Yap

ÇOCUĞUN ANNE KARNINDA OLUŞUMU

  Yukarıda Hz. Âdem’le Havva’nın yaratılışı ve yeryüzüne indikten sonra Hz. Havva’nın ilk hamileliğinden (el-A’râf, 7/189.) söz etmiştik. Kur’an-ı Kerîm’de insan neslinin, kendi türünü doğum yoluyla sürdürdüğünü bildiren pek çok âyet vardır. Bunlarda çocuğun ana karnındaki gelişimi tıp biliminin açıkladığı ile uyumlu bir biçimde belirtilmektedir. Bir kaç âyeti örnek olarak vereceğiz.
“Şüphesiz biz sizi topraktan, sonra nutfeden (sperm), sonra alakadan (kadının aşılanmış yumurtası), sonra uzuvları (önce) belirsiz, sonra belirli canlı et parçasından yarattık ki size gücümüzü gösterelim. Dilediğimizi belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz, sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız.” (el-Hac, 21/5.)
“Şüphesiz biz insanı çamurdan bir özden yarattık. Sonra onu sağlam bir karargâhta sperm haline getirdik. Sonra bu spermi, alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden alakayı bir parça et haline soktuk. Sonra bu bir parça ette kemikleri yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla insan haline getirdik.” (el-Mü’minûn, 23/12-14; bk. el-Mü’min, 40/67.)
Hz. Peygamber’in hadislerinde anne karnındaki gelişim şöyle belirlenmiştir: “Şüphesiz sizden birinizin oluşumu annesinin karnında kırk günde toplanır. Sonra orada o kadar bir süre içinde alaka (aşılanmış yumurta) olur. Sonra o kadar bir süre içinde mudga (bir parça et) haline gelir. Sonra melek gönderilir ve kendisine ruh üflenir. Meleğe dört kelime emredilir: Doğacak çocuğun rızkını, yaşama süresini, işleyeceği amellerini, şakî mi (cehennemlik mi?) yoksa said mi (cennetlik mi?) olacağını yazması.” (Buhârî, Bed’ül-Halk, 6, Enbiyâ’, 1, Kader 1; Müslim, Kader, 1; Ebû Dâvud, Sünne, 16; Tirmizî, Kader, 4; İbn Mâce, Mukaddime, 10; A. Davudoğlu, Sahîh-i Müslim Terc. ve Şerhi, İst. 1979 X, 613.)
Âmir b. Vasile (r.a.)’ın naklettiği hadiste ise şu ilâveler vardır: “(Anne rahmine düşen) spermin üzerinden kırk iki gece geçince, Allah ona bir melek gönderir. Ona suret verir; kulağını, gözünü, derisini, etini ve kemiklerini yaratır. Sonra melek sorar: Erkek mi, yoksa dişi mi olacak, eceli ve rızkı ne olacak?. Allah dilediğine hüküm verir ve melek yazar. Sonra melek elinde bu sahife ile çıkar. Emrolunduğunun üzerine ne bir ziyade ve ne de eksiklik yapmaz.” (Müslim, Kader, 3; İbn Mâce, Mukaddime, 7; İbn Hanbel, II, 176.)
Başka bir hadiste ise 40’ar günlük üç gelişim süreci belirtildikten sonra, kemiklerin teşekkülünden söz edilir ve “Allah bu et parçasının (mudga) yaratılışını tamamlamayı murad ettiği zaman ona bir melek gönderir” buyurulur. Bundan sonra meleğin, çocuğun cinsiyeti, şakî mi yoksa said mi, kısa mı, uzun mu, rızkının ve ecelinin eksik mi, fazla mı, yine çocuğun sağlıklı mı yoksa hastalıklı mı olacağı hususlarını yazacağı belirtilir. (bk. Müslim, Kader, 4; Ahmed b. Hanbel, l, 374, III, 397.)
Yukarıdaki âyet ve hadislere göre, çocuğa ana karnında oluşum devresinde iken bir hayat programının yükletildiği ve onun biyolojik yaratılışında kader programının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Hatta Hz. Peygamber (s.a.s)’in ömür boyu cennete girmeye sebep olan amelleri işleyip sonunda cennete bir arşın kalmışken cehenneme götüren amelin, sonucu değiştirebildiğini; ömür boyu, cehenneme götürecek amelleri işleyip, sonunda cennete götüren bir amel yüzünden cennete girilebileceğini ve bunun anne karnında yazılan bu program nedeniyle böyle olduğunu belirtmesi üzerine (bk. Buhârî, Bed’ü’l Halk, 6; Müslim, Kader, 1) bir sahabî; kader programımız yazıldığına göre amel etmemize ne gerek var? diye sorunca, Allah elçisi şöyle buyurmuştur: “Amel edin! Herkese imkân verilmiştir. Saadet ehline (programı saîd yazılanlar) saadet ehlinin ameli kolaylaştırılır. Şekavet ehline (şaki yazılanlar) ise şekavet ehlinin ameli kolaylaştırılır”, sonra şu âyeti okudular:
“Kim Allah yolunda harcar ve O’ndan korkar, Ve en güzel olan “İslâm” inancını tasdik ederse, Biz onu en kolay olana muvaffak kılacağız. Fakat kim de cimrilik eder ve Allah’a ihtiyacı olmadığını iddia eder ve en güzel olan “İslâm” akidesini yalanlarsa, Biz, onu en zor olana sürükleriz.” (el-Leyl, 92/5-10.)
Herşey yüce Allah’ın kudret elinde ve O’nun dilemesine bağlı olduğu için kimi zaman ömür boyu büyük kötülüklerin ve bataklığın içinde kalan kişi, ömrünün sonuna doğru Allah’ın rızasını kazandıran bir amel yapar ve hayırlı bir sonla dünyadan ayrılabilir. Ancak genel olarak insanların ahiretteki durumunu dünyadaki amelleri belirler.
Burada belki ibadet ve amellerine fazla güvenerek, büyüklük ve üstünlük taslayanlara ve böylece yüce Allah’ın gazabını üzerine çekenlere bir uyarı vardır.


Etiketler: , ,


Kategori: