Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > BOŞAYANDA BULUNMASI GEREKEN ŞARTLAR

BOŞAYANDA BULUNMASI GEREKEN ŞARTLAR
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 792 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 BOŞAYANDA BULUNMASI GEREKEN ŞARTLAR Facebook'ta paylaş BOŞAYANDA BULUNMASI GEREKEN ŞARTLAR İçin Yorum Yap

BOŞAYANDA BULUNMASI GEREKEN ŞARTLAR

  1) Boşayanın koca veya onun yetki verdiği kimse olması:
Boşayanın koca veya onun yetki verdiği elçi ya da vekil olması gerekir. Bunların dışında bir kimse kadını boşayamaz. Ancak bazı durumlarda hakimin vereceği boşanma kararı da talak niteliğinde olabilir. Buna göre veli, velayeti altındaki kimsenin karısını boşayamaz. Ancak akıllı ve ergin kızın velisi, bu kızın kendisinden izinsiz olarak dengi olmayan birisi ile evlenmesi durumunda hakime başvurarak evliliği feshettirme hakkına sahip olur. Bu ise bir boşamadan çok, fesih niteliğindedir. Boşama temelde özellikle şahsa bağlı haklardan olduğu için bunu ya bizzat koca ya da yetki verdiği kimse kullanabilir. Yetki verilmedikçe başkası bu hakka sahip olamaz. Çünkü boşama, boşanan kişi için temelde “zararlı” bir tasarruftur. Özellikle bu zarara muhatap olan da kocadır. Çünkü mehir, iddet nafakası ve çocukların bir iş veya meslek sahibi oluncaya kadar tüm masrafları koca üzerine vaciptir. Kadın tek başına aileden ayrılıp, hiçbir maddi yük altına girmeksizin kendi ailesinin yanına dönme hakkına sahiptir. Yeniden evlenmesinde önceki evlilikten olan çocukları da ona ayak bağı olmamaktadır.
2) Boşayanın akıllı ve ergin olması:
Akıl hastası veya bunamış kimsenin yahut ergin olmayan küçüğün boşaması geçerli değildir. Boşama bir takım hakların yok olmasına veya bir takım malî yüklerin üstlenilmesine yol açtığı için boşayanın bu sorumluluğu anlayabilecek bir fizik ve ruh olgunluğuna ulaşması gerekir. Nitekim Allah’ın Rasûlü; küçük çocuğun ve akıl hastasının boşamasının geçerli olmadığını bildirmiştir. (el-Kâsânî, a.g.e., III, 100; İbnü’l-Humâm, a.g.e., III, 39; Zeylaî, Nasbu’r-Râye, III, 221.)
Diğer yandan boşama, çocukların zararına bir tasarruf olduğu için, ne kendisi ve ne de velisi tarafından onun adına yapılamaz. Boşama; bağış, sadaka, vakıf, ariyet verme ve borca kefil olma gibi küçüklerin tamamen aleyhine olan bir tasarruftur. Bu çeşit muamelelerin, onun velisi veya vasisi tarafından da yapılamayacağını yukarıda açıklamıştık (bk. “ehliyet” konusu). Burada velinin izin vermesi de boşamayı geçerli duruma getirmez.
Hanbelilere göre ise, boşamanın niteliğini anlayan ve boşanmakla eşinin kendisine haram olacağını kavrayan mümeyyiz küçüğün (yedi yaşla erginlik arasındaki çocuk) boşaması geçerlidir. Böyle bir çocuğun boşama için başkasını vekil tayin etmesi veya kendisinin boşama için başkasına vekil olması mümkün ve caizdir. (el-Kâsânî, a.g.e., III, 99; İbnü’l-Humâm, a.g.e., III, 21, 38-40; İbn Rüşd, Bidâyetü’l-Müctehid, II, 81 vd.; eş-Şirâzî, el-Mühezzeb, II, 77; İbn Kudâme, el-Muğnî, VII, 113 vd.; Döndüren, a.g.e., s. 350.)
1917 tarihli Osmanlı Hukuk-ı Aile Kararnamesi 102. maddesi; “Talakın ehli, mükellef olan kocadır” hükmü ile yukarıdaki şartları özetlemiştir.
Sonuç olarak henüz ergin olmayan küçüklerin, akıl hastası, bunamış olan, uyuyan veya baygın olan veyahut boşama vekâleti bulunmayan kişilerin boşaması geçerli değildir.
Zor altında bulunma, sarhoş, hasta veya dehşet içinde olma gibi iradeyi sakatlayan durumları aşağıda ayrı bir başlık altında inceleyeceğiz. Ancak önce boşanan kadında bulunması gereken şartları açıklayacağız.


Etiketler: , ,


Kategori: