Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > BOŞAMANIN ÇEŞİTLERİ

BOŞAMANIN ÇEŞİTLERİ
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 952 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 BOŞAMANIN ÇEŞİTLERİ Facebook'ta paylaş BOŞAMANIN ÇEŞİTLERİ İçin Yorum Yap

BOŞAMANIN ÇEŞİTLERİ

  Boşama, evliliği derhal sana erdirip erdirmemesi veya sünnete uygun olarak yapılıp yapılmaması bakımlarından kısımlara ayrılır. Bunları; iddet süresince dönüş sağlayan boşama, kesin ayrılık doğuran boşama, sünnete uygun olan boşama ve sünnete uygun olmayan boşama başlıkları altında inceleyeceğiz.
A) İddet Süresince Dönüş Sağlayan Boşama (Ric’î):
Kocaya boşadığı eşine, iddet süresi sonuna kadar, yeni bir evlilik akdine ve yeni bir mehir verilmesine gerek olmaksızın tek yanlı iradeyle dönüş hakkı veren boşamaya “ric’î boşama” denir. Bain boşama ise evliliğe derhal son verir ve eşler artık yeni bir nikâh akdi yapmadıkça aile hayatına dönemezler. Ric’î boşamada dönüş ancak birinci veya ikinci boşamadan sonra henüz iddet bitmeden önce mümkündür. Çünkü iddet sonunda ric’î boşama, kesin ayrılığa (bain) dönüşür.
Prensip olarak her boşama ric’îdir. Yani dönüşü vardır. Ancak özel durumu bulunan şu boşamalar bain (kesin ayırıcı) boşama sayılır. Cinsel birleşmeden önceki boşama, bir bedel karşılığı boşama (muhâlea); şiddet, kuvvet, kesin ayrılık veya haramlık bildiren kinayeli sözcüklerle yapılan boşama ve üçüncü boşama bu niteliktedir. (el-Kâsânî, a.g.e., III, 109-112; el-Meydâni, el-Lübâb, III, 41-44; İbn Âbidîn Reddü’l-Muhtâr, II, 592, 617 vd.)
Mısırlı Kadri Paşa’nın hazırladığı el-Ahvalü’ş-Şahsiye kanunu 227 nci maddede ric’î talak şöyle tarif edilmiştir: “Bir erkeğin, cinsel birleşme olmuş eşini, bir bedel karşılığı olmaksızın, açıkça veya işaret yoluyla üç sayısını kullanmaksızın, şiddet ve kuvvet ifade eden sözlerden uzak, mücerred sarih boşama sözleriyle boşamasıdır”.
Bu çeşit boşamada, pişmanlık duyan kocaya iddet süresi içinde yeniden eşine dönme imkânı vardır. Hatta, el-Kâsânî (ö. 587/1191) ric’î boşamanın esas olduğunu şöyle ifade eder: Boşama, prensipte ihtiyaç yüzünden ruhsat yoluyla meşru kılınmıştır. Bain boşamaya ise ihtiyaç olmaz, çünkü eşlerin ayrılmaya duyacağı ihtiyaç, ric’î boşama yoluyla giderilmiş olur. Bu yüzden bain boşama ihtiyaç dışı kalan bir boşama sayılır. (el-Kâsânî, a.g.e., III, 96.)
1) Ric’î boşamanın dayandığı deliller:
Kur’an-ı Kerîm’de, boşamadan sonra eşlere, yeni bir evlilik akdine gerek olmaksızın dönüş sağlayan boşama çeşidinden söz eden iki âyet vardır. Medîne döneminde inen bu âyetlerde şöyle buyurulur: “Boşama iki defadır. Bundan sonra eşini ya iyilikle tutmak veya güzellikle salıvermek vardır.” (el-Bakara, 2/229; bk. el-Cassâs, Ahkâmü’l-Kur’an, II, 470.) “Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç kurû’ (ay halinden temizlik süresi) beklesinler… Kocaları barışmak istedikleri takdirde, o süre içinde, onları geri almaya başkalarından daha fazla hak sahibidirler.” (el-Bakara, 2/228.)
Bu âyetlere göre koca, iddet beklemekte olan eşini, tek yanlı iradesiyle yeniden evlilik birliğine döndürebilecektir. Ancak hakkında nass (âyet-hadis) bulunan bain boşama çeşitleri bunun dışındadır.
Hişam b. Urve (r.a)’ın babasından naklettiğine göre, boşamanın sayısını belirleyen âyetler inmezden önce, bir erkek karısını boşar sonra iddeti sona ermezden önce ona döner, sonra yine boşar, bin defa boşasa da böyle devam eder giderdi. Eşine de şöyle derdi: Allah’a yemin olsun ki, seni kendime yaklaştırmam ve bana ebedî olarak helal olmayacaksın. Bu durumu bir sahabe hanımın Allah’ın elçisine iletmesi üzerine yukarıda zikretiğimiz “Boşama iki defadır…” âyeti inmiştir. (bk. el-Bakara, 2/229; eş-Şevkânî, Fethu’l-Kadîr, II, 231; es-Sâbûnî, a.g.e., I, 130.)
Ömer b. Hattab (r.a)’ten nakledildiğine göre; Nebî (s.a.s) eşi Hafsa (r.anhâ)’yı boşamıştı. Cebrail (a.s) ona gelerek şöyle dedi: “Hafsa’ya dön, çünkü o, çok oruç tutan ve çok namaz kılan bir kadındır.” (Ebû Dâvud, Talâk, 38; Nesâî, Talâk, 86; İbn Mâce, Talâk, 1; Dârimî, Talâk, 2; İbn Hanbel, Müsned, III, 428.) Bu hadis, boşadıktan sonra eşine dönmenin caiz olduğunu gösterir. Çünkü Hz. Peygamber ancak mubah olan bir işi yapar. (el-Kâsânî, a.g.e., III, 181.)
Diğer yandan Hz. Ömer’in oğlu Abdullah, eşini ay hali günlerinde boşamış, Nebî (s.a.s) ona karısına dönmesini emretmiştir.
Eşini ric’î talakla boşayan kimsenin iddet süresi içinde yeni bir nikâh ve mehir söz konusu olmaksızın ona dönebileceği konusunda görüş birliği (icmâ) vardır. (İbn Kudâme, el-Muğnî, VIII, 470.)
2) Ric’î sayılan boşamalar:
a) Boşama cinsel birleşmeden sonra yapılmış olmalıdır. Burada sahih halvet (eşlerin yalnız olarak başbaşa kalması) cinsel birleşme hükmünde değildir.
b) Kadın açık boşama ifade eden sözlerle boşanmış olmalı, şiddet ve mübalağa anlamı olan sözler kullanılmamış bulunmalıdır. Meselâ; “Sen boşsun, boş ol, seni boşadım…” gibi sözlerle bir ric’î boşama meydana gelir. Burada niyet aranmadığı gibi, birden fazla boşamaya niyet etmiş olmak da sonucu değiştirmez. “Sen dört mezhebe göre boşsun” veya “Hiç bir âlimin ve hâkimin döndüremeyeceği şekilde boşsun” gibi sözlerle de ric’î boşama meydana gelir. Çünkü bunlar müblağadan çok, İslâm’a uygun bir boşamaya işaret etmektedir.
Diğer yandan kimi sözcükler bir İslâm toplumunda örf yoluyla açık boşama anlamı kazanmış olabilir. “Seni boşamak üzerime borç olsun”, “Sen bana haramsın”, “Seni boşamam gerekiyor” gibi sözlerle de niyete bakılmaksızın bir ric’î boşama meydana gelir. Ancak; “Seni en şiddetli talakla boşadım” veya “seni şu dağ gibi bir talakla boşadım” gibi sözlerde şiddet ve mübalağa anlamı açık olduğu için bunlarla aşağıda inceleyeceğimiz “bâin talak” meydana gelir.
c) Şiddet ve kesin ayrılık ifade etmeyen kimi kinayeli sözcüklerle de ric’î boşama meydana gelir. Meselâ; cinsel birleşmeden sonra “İddet beklemeye başla”, “rahmini temiz tut” veya “sen artık tek başınasın” gibi sözcüklerle koca boşamaya niyet etmiş olursa, bir ric’î boşama meydana gelir.
d) Boşama açıkça veya işaret yoluyla üç veya daha fazla bir sayıyı ifade etmemiş olmalıdır. Çünkü ric’î boşama en çok iki defa olabilir. Bir koca eşini, üç ve daha fazla sayı zikrederek boşarsa, bununla ric’î değil “bain boşama” meydana gelir. (el-Kâsânî, a.g.e., III, 109-112; el-Meydânî, a.g.e., III, 41 vd.; İbn Abidîn, a.g.e., II, 592, 617 vd; ez-Zühaylî, a.g.e., VII, 432, 433.)
e) İslâm hâkiminin kocanın nafakayı sağlayamaması gibi bir nedenle evliliğe son vermesi durumunda bir ric’î boşama söz konusu olur. Çünkü gelir sağlayan koca, ancak ric’î boşamada eşine dönme imkânı bulur. Diğer yandan çoğunluğa göre, eşine dört aydan fazla yaklaşmayacağına yemin etme (îlâ) durumunda da dört ayın sonunda ayrılma olursa bu bir ric’î boşama, Ebû Hanîfe’ye göre ise bain boşama sayılır, (bk. aşağıda “ilâ” konusu).
Diğer yandan, İslâm hâkiminin, kadının başvurusu üzerine evliliğe son verdiği durumlarda, eşler arasında sürekli bir evlenme engeli ortaya çıkmadığı takdirde bu ayrılık “bain boşama” sayılmalıdır. Çünkü kocaya tek yanlı iradeyle eşine dönme imkânı veren ric’î boşamada mahkeme kararının bir anlamı kalmaz. Aşağıda hakimin evliliğe son verebileceği durumları ayrıca inceleyeceğiz.
3) Ric’î boşamanın hükümleri:
a) Boşama sayısı eksilmiş olur. Koca, eşini bir ric’î talakla boşamışsa, geride iki boşama, eğer iki ric’î talakla boşamışsa tek boşama hakkı kalır.
b) Boşanan kadın razı olsun veya olmasın, kocanın iddet içinde yeni bir nikâh akdine ve yeniden mehir tesisine gerek olmaksızın eşine dönme hakkı bulunur. Koca, eşine iddet sonuna kadar dönmemişse boşama “bain talak”‘a dönüşür. Artık bundan sonra yeni bir evlilik akdi olmadıkça eşlerin bir araya gelmesi mümkün olmaz.
c) Evlilik bağı iddet sonuna kadar devam eder. Bunun sonucu olarak, kadın iddet bitinceye kadar kocasına haram olmaz. Kocası onun cinsel yönlerinden yararlanabilir. Ancak bu takdirde eşine dönmüş sayılır. Şâfiîlere ve meşhur görüşünde Mâlikîlere göre ise, ric’î boşamada koca eşinin cinsel yönlerinden yararlanamaz.
Yine iddet süresince koca eşini başka bir talakla boşayabileceği gibi îlâ, zıhâr, mülâane ve muhâlea gibi evliliği sona erdiren diğer yöntemlere de başvurabilir. Çünkü boşamaya ehil olan, bunlara da ehil sayılır.
İmam Şafiî’ye göre ric’î talakla boşanmış olan kadına iddet sırasında muhâlea (bir bedel karşılığı boşama) yapmak geçerli değildir. Çünkü muhâleanın sonucu, kadının haram olmasıdır, halbuki kadın, boşama ile haram olmuş durumdadır. Hanefîlere göre ise, kadın, kocasının iddet içinde dönüşünü engellemek için bir bedel karşılığında ayrılma yolunu seçebilir, bu onun hakkıdır.
d) İddet süresi içinde eşlerden birisi ölürse diğeri ona mirasçı olur.
e) Boşama durumunda mehrin peşine dönüşeceği kararlaştırılmışsa, ric’î boşama ile mehir peşine dönüşmez. Ancak böyle bir durumda mehir iddet sonunda peşine dönüşür. (bk. el-Kâsânî, a.g.e., III, 101 vd.; İbnü’l-Hümâm, a.g.e., III, 273 vd.; İbn Abidîn, a.g.e., II, 465, 738; eş-Şirbinî, a.g.e., III, 340; İbn Kudâme, a.g.e., VII, 279; el-Cezirî, a.g.e., IV, 316 vd.)
4) İslâm ülkelerinde uygulama:
1917 tarihli Osmanlı H.A.K. III. maddede ric’î boşama şöyle düzenlenmiştir: “Bir kimse sahih nikâh ile aldığı karısını, cinsel birleşmeden sonra, açık sözlerle boşasa ric’î talak meydana gelir”.
1929 tarihli Mısır Medeni Kanunun 5 nci maddesine göre yalnız, kocanın üçüncü boşaması, cinsel birleşmeden önce boşaması veya bir bedel karşılığında boşaması “bain boşama” sayılmış, bu üç boşama tarzı dışındaki bütün boşamalar “ric’î boşama” kapsamına alınmıştır. Mahkeme yoluyla boşanmalarda ise yalnız kocanın nafakayı sağlayamaması nedeniyle olan boşama ric’î sayılmışken, bunun dışındaki bütün hakim boşamaları bain boşama olarak kabul edilmiştir. (Mısır, 1920 Tarih ve 25 Sayılı Kanun.)
Suriye Medeni Kanunu da Mısır Medeni Kanunu gibi gerek mübalağa ve şiddet ifade eden sözlerle ve gerekse kinayeli sözcüklerle yapılan boşamaları, diğer şartlar da bulununca ric’î boşama niteliğinde saymıştır.


Etiketler: , ,


Kategori: