Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > BOŞAMADA KULLANILAN KELİMELERİN ÇEŞİTLERİ

BOŞAMADA KULLANILAN KELİMELERİN ÇEŞİTLERİ
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 1100 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 BOŞAMADA KULLANILAN KELİMELERİN ÇEŞİTLERİ Facebook'ta paylaş BOŞAMADA KULLANILAN KELİMELERİN ÇEŞİTLERİ İçin Yorum Yap

BOŞAMADA KULLANILAN KELİMELERİN ÇEŞİTLERİ

  1) Açık anlamlı sözle boşama: Kullanıldığında boşama anlamı açık olarak anlaşılan ve insanlar arasında örfen çoğunlukla karı-kocanın boşanmasında kullanılan sözcüklere “sarih sözcük” denir. Bunların başka bir anlamda kullanılması adet olmadığı için, bir niyet ve karîneye de ihtiyaç duyulmaz. Boşama (talak) sözcüğü ve türevleri ile boşama bu niteliktedir. “Sen boşsun, seni boşadım, seni boşamam üzerime borç oldu” gibi sözler boşamada kullanılan açık (sarih) kelimelerdir.
Diğer yandan “Sen bana haramsın, seni kendime haram kıldım veya sen haram kılınmış birisin” gibi sözler dolaylı (kinai) sözcükler olmakla birlikte, insanlar arasında çoğunlukla boşama için kullanıldığından sarih sözcük durumuna gelmişlerdir. Bunlarla da niyet ve karineye ihtiyaç olmaksızın boşama meydana gelir. (ez-Zühaylî, a.g.e., VII, 378; es-Sâbûnî, a.g.e., l, 281; Bilmen, İstilâhât-ı Fıkhıyye Kamusu, II, 184; M. Zihni, Münâkehât, ve Müfârakât, İstanbul 1324, s.141.)
Şafiî, Hanbelî ve Zahirîlere göre boşamada kullanılan açık (sarih) lafızlar üç tane olup bunlar Kur’an’da zikredilmiştir. Bunlar “talak”, “firak” ve “sirâh” sözcükleridir. Sırasıyla “boşama, ayrılma ve salıverme” anlamlarına gelirler ki, herbiri evliliğin sona ermesi anlamını kapsar. Şu âyetler buna delildir: “Boşama iki defadır. Bundan sonra ya iyilikle tutmak veya güzellikle salıvermek vardır.” (el-Bakara, 2/229.) “Eğer eşler ayrılırsa, Allah bol nimetinden her birini zenginletir.” (en-Nisâ, 4/130.) “…Gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi salıvereyim.” (el-Ahzâb, 33/28.)
Mâlikîlere göre anlaşılır kinayeli sözler de sarih hükmünde olup, bunlar sözlükte veya dinde boşama anlamında kullanılması âdet haline gelen sözcüklerdir. Meselâ; “Serbest bırakmak, ayrılmak” gibi. Bu yüzden “Sen ayrısın, kopmuşsun” gibi sözler de sarih hükmündedir.
Sarih sözle boşamanın hükmü:
Açıkça boşama anlamı ifade eden veya örfte yaygın olarak boşama anlamında kullanılan sözcüklerle “ric’î boşama (iddet sonuna kadar askıda kalan boşama türü)” meydana gelir.
Açık anlamlı boşama sözcüklerine şunları örnek olarak verebiliriz. “Seni bir ric’î talakla boşadım”, “Seni boşadım”, “Sen boşsun”, “Sen boşanmışsın”, “Boş ol”, “Seni boşamak bana farz oldu”. “Seni boşamak bana vaciptir”. “Sen buradan Mekke’ye kadar boşsun”. “Sen benim ilmimde boşsun”. “Sen benim hesabıma boşsun”. “Sen benim gözümde boşsun”.
“Seni boşarım” ifadesi, o anda boşamak anlamında kullanılmış olursa bir net boşama meydana gelir.
“Şart olsun” ifadesi ile, boşama anlamında kullanımı örfleşmiş bulunan yerlerde yalnız bir ric’î boşama gerçekleşir.
“Birden üçe kadar boş ol” sözleriyle, iki ric’î boşama, “Üçten dokuza boş ol” sözleriyle ise üç boşama meydana gelir.
İnsanlar arasında boşama anlamında kullanılması örfleşen “haram olma” sözcüğü ile, niyete gerek olmaksızın bir bain boşama meydana gelir. Su çeşit boşamaları buna örnek verebiliriz: “Sen haramsın”, “Sen bana haramsın”, “Ben sana haramım”, “Sen bana nâ mahrem oldun”, “Helâlim bana haram olsun” demek gibi. Bunlar gerçekte, anlamı dolaylı sözcüklerden olmakla birlikte, “boşama” anlamında yaygın kullanım sonucunda açık anlamlı sözcükler gibi kabul edilmiştir. (Bilmen, a.g.e., II, 185,186.)
2) Kinayeli sözcükle boşama: Hem boşama hem de başka bir anlam ifade eden sözcüklere “kinayeli sözcük” denir. Bu çeşit sözlerle yapılan boşama, ya boşama niyetinin bulunması, ya da içinde bulunulan durumun boşamaya delâlet etmesiyle geçerli olur.
Boşama niyetiyle kullanılan bazı kinayeli sözcüklerle ric’î boşama meydana gelirken, bazıları ile de “bain boşama” gerçekleşir.
Ric’î boşama meydana getiren kinayeli sözcüklere şunları örnek verebiliriz: “İddet bekle”. “Rahmini temiz tut”. “Allah boşanmanı hükmetti”. “Sen artık benim eşim değilsin”. Bunlar kullanım olarak sarih hükmündedir. Bunlarla yalnız bir ric’î boşama gerçekleşir.
Yine boşama niyeti bulunmak şartıyla bain boşama meydâna getiren kinayeli sözcüklere de şunları örnek verebiliriz: “Sen bâinsin”. “Sen bana haramsın”. “Senden ayrıldım”. “Seni terkettim”. “Seni serbest bıraktım”. “Benden kurtuldun”. “Aramızda nikâhı feshettim”. “Artık aramızda nikâh yoktur”. “Çık git”. “Başını ört”. “Git başkası ile evlen”. “Sen bana domuz eti veya ölü hayvan eti gibisin”.
Bütün bu sözlerin boşama veya başka bir anlama gelme ihtimali de vardır. Meselâ; bain sözcüğü hem boşamak, hem de kötülüklerden uzak olmak anlamlarına gelir.
Yukarıdaki kinayeli sözcüklerle bir, iki veya üç defa boşamaya niyet edilmesi de mümkündür. Bu niyet durumuna göre sonuç meydana gelir. (bk. el-Kâsânî, a.g.e., III, 105 vd.; İbn Âbidîn, a.g.e., 429; Döndüren, a.g.e., s. 361.)
Kinayeli sözcüklerle evliliğin sona ermesi:
Kocanın veya onun yetki verdiği kimsenin kullandığı boşama sözcüğü kinayeli olursa, Hanefîlere göre şu iki durumda boşama söz konusu olur.
a) Kocanın kinayeli sözcükle boşamaya niyet etmesi. Meselâ koca, eşine “Seninle ilişiğim kalmadı, evi terket” derken boşamayı kasdetmiş olursa, bir bain boşama meydana gelir.
b) Boşama niyetinin halin delâletinden anlaşılması. Kinayeli sözcüklerle boşama sırasında eşler için üç durum düşünülebilir. Öfke hali, boşanma işinin konuşulması hali ve rıza hali.
aa) Öfke hali: Eşler şiddetli geçimsizlik, münakaşa ve tartışma hâlinde iken, koca eşine “iddet bekle”, “evi terket” gibi sözler kullansa, kaza bakımından boşama meydana gelir. Boşama niyetinin bulunup bulunmaması sonucu değiştirmez. Koca bu durumda “boşamayı kasdetmemiştim” dese, yalnız Allah’la kendi arasında olmak üzere diyaneten tasdik edilir. Yani kendi vicdanî kanaati ile başbaşa bırakılır.
bb) Boşanma işinin konuşulmakta olması: Eşler stresli olmamakla birlikte, kendi aralarında boşanma işini konuşup tartışırlarken, kadının boşanmayı istemesi üzerine, kocanın ona; “iddet beklemeye başla”, “seninle ilişiğimiz kesilmiş durumda” gibi kinayeli sözler kullansa, niyetine bakılmaksızın kazaen boşama meydana gelir. Ancak “kalk, çık, git, yalnız kal, yüzünü ört” gibi sözler kullanılmışsa kocanın niyeti araştırılır.
cc) Rıza hali: Öfke hali bulunmadığı ve eşler arasında boşanma konusu da konuşulmadığı bir sırada koca, boşama anlamına da gelebilen kinayeli bir sözcük kullansa, niyet ve kastı bulunmaksızın boşama meydana gelmez. Eğer bu durumda “Ben bu sözle boşamaya niyet etmedim” derse yeminiyle tasdik olunur. (el-Kâsânî, a.g.e., III, 105 vd.; el-Cezîrî, Kitabü’l-Fıkh ale’l-Mezâhibi’l-Erbaa, 3. baskı, Matbaatü’l-İstikame, Kahire, 1392, IV, 323 vd.)
İmam Şafiî ve Mâlik’e göre kocanın veya onun yetki verdiği kimsenin niyeti bulunmadıkça kinayeli sözcüklerle boşama meydana gelmez. Burada halin delâletine bakılmaz. Buna göre koca, eşine karşı kinayeli sözcüğü kullandıktan sonra “Ben bununla boşamaya niyet etmedim” dese tasdik olunur ve boşamanın yokluğuna hükmolunur. Sözcüğün kullanıldığı sırada “eşlerin durumu” karinesine de bakılmaz. (İbn Kudâme, el-Muğnî, VII, 237; eş-Şirbînî, a.g.e., III, 280.)
Sonuç olarak koca, eşini, boşamada kullanılan açık anlamlı sözcüklerle boşadıktan sonra “Ben bununla boşamayı kasdetmedim” veya “Boşamaya niyet etmedim” yahut “Boşamadan başka bir şeye niyet ettim” dese, bunların hiç birisi İslâm mahkemesinde dikkate alınmaz ve boşama meydana gelir. Ancak Allahü Teâla ile kendi arasında serbest bırakılır. Yani, müftiye başvurursa, onunla Allah arasında olmak üzere tasdik olunur. Eğer bu sözleri boşamadan başka bir anlamda kullandığına inanıyorsa, eşi ile birlikte yaşamasında bir sakınca bulunmaz. Ancak buna inanmıyorsa onunla birlikte yaşaması caiz olmaz. Yine kocanın “Ben eşimi korkutmak için boşama sözünü kullanmıştım” demesi şahitle ispat edilmedikçe mahkemece tasdik olunmaz. (M. Zihni, a.g.e., s. 142; Döndüren, a.g.e., s. 361, 362.)
B) Yazı ile Boşama:
İslâm’da, birbirinden ayrı yerlerde bulunan eşlerin yazı aracılığı ile boşanması mümkündür. Kimi zaman iletişimin kesilmesi nedeniyle aynı şehir veya mahallede yaşayan eşler arasında da yazı ile boşanmaya ihtiyaç duyulabilir.
Hanefîlere göre, koca, eşinin adını, adresini yazar ve bizzat ona hitapla “Hanımım filancaya” dedikten sonra “Seni boşadım” veya “Sen boşsun” gibi açık boşama sözleri ile iradesini belirtirse, niyeti boşama olmasa bile boşama meydana gelir.
Ancak koca, eşinin adını ve adresini yazmaksızın sadece bir kâğıt parçasının üzerine “Hanımım filanca boştur” diye yazsa, bu söz açıkça boşama ifade etmekle birlikte “kinayeli sözle boşama” niteliğinde sayılır ve kocanın boşama niyetinin olup olmadığı araştırılır. Çünkü koca böyle bir yazıyı başka bir niyetle de yazmış olabilir.
Yazıyla boşama, prensip olarak mektubun yazıldığı tarihte gerçekleşmiş olur. Ancak “bu mektup ulaşınca” veya “bu mektubu alınca seni boşadım” gibi, süre belirleyen bir ifade bulunursa, mektup kadına ulaşmadıkça boşama meydana gelmez. (İbn Âbidîn, a.g.e., II, 589; ez-Zühaylî, a.g.e., VII, 382, 383; Bilmen, a.g.e., II, 193.)
Çoğunluk müctehitlere göre, koca, karısını boşadığını bir kâğıda yazsa, bunu boşama niyetiyle yazmışsa boşama meydana gelir. Eğer yazıyı başka bir niyetle yazmışsa boşama gerçekleşmez. Boşama niyeti bulununca yazı sözle söylenmiş gibi olur. Çünkü yazı, yazanın yerini alır. Delil, Hz. Peygamber (s.a.s)’in İslâm’ı tebliğde uyguladığı metottur. Nitekim O, İslâm’ı sözle tebliğ ettiği gibi, bir takım krallara mektup göndererek de tebliğde bulunmuştur. Yine sanığın bazı yazı ve mektuplarının “ikrar” sayılması veya hakimin hak ve borçları isbat için gönderdiği yazının, onun sözünün yerine geçmesi bu niteliktedir. (eş-Şîrâzî, a.g.e., II, 83; eş-Şirbînî, a.g.e., III, 284; İbn Kudâme, a.g.e., VII, 237; ez-Zühaylî, a.g.e., VII, 384 vd.)
Sonuç olarak Hanefîlere göre kadının adı ve adresi yazılı mektup “sarih sözle boşama, bu şekilde olmayan ve sadece “eşim filanca boştur” gibi bir yazı ise “kinayeli sözle boşama” niteliğindedir. Birincisinde niyetsiz boşama meydana gelirken, ikincisinde ancak niyet bulunduğu takdirde boşama gerçekleşir. Çoğunluğa göre ise, yazı ile boşama ancak niyet bulununca meydana gelir.
C) Vekil Veya Elçi Aracılığı ile Boşama:
Koca, eşini bir vekil aracılığı ile boşayabilir. “Eşimi boşamak üzere seni vekil tayin ettim” demesi ile vekâlet akdi meydana gelir. Artık vekilin boşaması ile boşama gerçekleşir. Elçi ise, kocadan aldığı boşama ile ilgili sözü, değiştirmeden aynen eşine aktaran kimsedir. Koca elçiye; “Karıma git, onu bir ricî talakla boşadığımı söyle” dese, elçi bu haberi tebliğ eder ve boşama gerçekleşir. (el-Kâsânî, a.g.e., III, 113, 118, 121 vd.; İbn Âbidîn, a.g.e., II, 653.) Boşama işinin kadına bırakılması, başka bir deyimle kadına boşama yetkisi verilmesi de mümkündür. Havale veya tefvîz-i talak denilen bu muamele üzerinde aşağıda ayrıca duracağız.
D) Sağır-Dilsizin Boşaması:
Sağır dilsizin evlenmesi özel işaretlerle olduğu gibi, boşanması da bunu ifade eden işaretle meydana gelir. Ancak yazı yazmasını bilen sağır – dilsizlerin boşanma şekli konusunda görüş ayrılığı vardır. Kimi fakihlere göre bu durumda yalnız dilsizin yazısıyla boşama meydana gelirken, kimilerine göre işaretle boşama gereklidir. Yanlış anlaşılmaya yol açmamak için hem yazı ve hem de işaretle sağır – dilsizin maksadının araştırılması ihtiyat bakımından daha uygundur.
Çoğunluğa göre, konuşabilen sağır kimsenin işaretle nikâhı geçerli olmadığı gibi, boşaması da geçerli değildir. Çünkü işaretle boşama yalnız dilsiz için söz konusu olur. Mâlikîlere göre ise konuşabilen kişinin işareti, kinayeli sözle boşama gibidir. Yani boşama niyeti sabit olursa boşama gerçekleşir. (İbn Âbidîn, a.g.e., II. 584; eş-Şirbînî, a.g.e., III, 284; eş-Şirâzî, a.g.e., II, 83; İbn Kudame, a.g.e., VII, 238; el-Cezîrî, a.g.e., IV, 289, 290.)
E) Osmanlı Devleti Uygulamasında Boşama Sözcükleri:
1917 tarihli Osmanlı H.A.K. 109’uncu madde boşamada kullanılan sözcükleri şu şekilde formüle etmiştir Talak, sarih lafızlarla vaki olur. Müteâref olan kinâî lafızlar da sarih hükmündedir. Fakat mütearef olmayan kinâî lafızlar ile talakın vukuu, ancak kocanın niyetine bağlıdır. Kocanın talak’a niyet edip etmediği konusunda taraflar ihtilaf etseler, koca yeminiyle tasdik olunur”.
Bu madde, örfleşmemiş bulunan bütün kinayeli sözcüklerle boşamanın gerçekleşmesini kocanın niyetine bağlayarak İmam Şafiî ve Mâlik’in görüşünü kanunlaştırmıştır. Çünkü burada “halin delâleti” ne veya kinayeli sözün kullanıldığı sırada eşlerin durumu kriterine yer verilmemiştir.


Etiketler: , ,


Kategori: