Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > ANLAŞMALI HULLE EVLİLİĞİ

ANLAŞMALI HULLE EVLİLİĞİ
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 1477 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 ANLAŞMALI HULLE EVLİLİĞİ Facebook'ta paylaş ANLAŞMALI HULLE EVLİLİĞİ İçin Yorum Yap

ANLAŞMALI HULLE EVLİLİĞİ

  Eşini üç defa boşayan koca, başka bir erkekle anlaşır, o da nikâhtan hemen sonra kadını boşayacağını taahhüd ederse, acaba bu şekildeki anlaşmalı evlilik kadını önceki kocasına helal kılar mı? Mezhep imamlarının bu konudaki görüşlerini ve dayandığı delilleri şu şekilde belirleyebiliriz.
İslâm fakihleri, üç defa boşanan kadının, boşamak şartı ile başka bir erkekle evlendirilmesinin caiz olmadığı konusunda görüş birliği içindedir. Bu şekilde anlaşmalı bir hulle evliliği çoğunluğa göre haram, Hanefîlere göre ise tahrimen mekruhtur. Dayandıkları delil sünnettir.
Abdullah b. Mes’ud (ö. 32/652)’ten şöyle dediği nakledilmiştir:
“Allah’ın Rasûlü, anlaşmalı hulle evliliğinde helâl kılana da kılınana da lanet etti.” (Tirmizî, Nikâh, 28; İbn Mâce, Nikâh, 33; Dârimî, Nikâh, 53; İbn Hanbel, I, 450, 451, II, 323; eş-Şevkânî, a.g.e., VI, 138.) Başka bir hadiste Allah’ın elçisi şöyle buyurmuştur:
“Size kiralık tekeyi haber vereyim mi?. Dediler: Evet ey Allanın elçisi. O şöyle buyurdu: O, anlaşmalı evlilikle kadını helal kılandır. Allahü Teâlâ helal kılana ve helal kılınana lanet etmiştir.(İbn Mâce, Nikâh, 33.) Bu hadislerdeki yasaklama, yasaklananın fasit olduğunu gösterir. Çünkü yasaklanan bir evlilik meşru evlilik olarak nitelendirilmez. Anlaşmalı evliliğin hükmü konusunda ise iki görüş meydana gelmiştir.
Çoğunluğun görüşü:
Mâlikîlere, Hanbelîlere, Şâfiîlerin çoğuna, Ebû Yusuf’a ve Zahirîlere göre anlaşmalı hulle evliliği fasittir. Delil, yukarıda zikrettiğimiz hadislerdir. Çünkü helâl kılma şartıyla yapılan evlilik, geçici evlilik niteliğinde olup, nikâhı bir süre ile sınırlamak onu fasit kılar. Buna göre fasit nikâhla kadın eski kocasına helal olmaz. Bu, bir yönüyle de mut’a nikâhına benzer.
Hz. Ömer’den şöyle dediği nakledilmiştir: “Allah’a yemin olsun ki, bana getirilen her helal kılan ve kılınanı recmederim.” (eş-Şirâzî, el-Mühezzeb, II, 46 vd.; ez-Zühaylî, a.g.e., VII, 677.)
Ebû Hanîfe, Züfer ve kimi Şâfiîlere göre ise anlaşmalı hulle evliliği tahrimen mekruh olmakla birlikte geçerlidir. Eğer ikinci koca kadınla cinsel te- kocasına helal olur. Çünkü evlilik sırasında öne sürülen, bir süre sonra boşama şartı fasit bir şart olup, fasit şartla evlilik bâtıl olmaz, sadece şart lağv kabul edilir ve akit geçerli olur. Çünkü “Başka bir koca ile evleninceye kadar…” âyeti mutlak olarak gelmiş, boşanma şartı ile evlilik ve benzeri arasında bir ayırım yapılmamıştır. Ancak anlaşmalı evliliğin mekruh oluşu; nikâhın sükûn bulma, nesil yetiştirme ve iffetli kalma gibi gayelerine ters düşmesi yüzündendir. Çünkü bütün bunların gerçekleşmesi evliliğin sürekli ve kalıcı olmasına bağlıdır.
Diğer yandan hadislerde, anlaşmalı hulle evliliği yapana “muhallil”; helal kılıcı, meşru hale getirici denmesi, akdin sahih olduğunu gösterir. el-Evzâî’den şöyle dediği nakledilmiştir: “Anlaşmalı nikâh yapan ne kötü yapmıştır, ancak bununla birlikte bu nikâh geçerlidir.” (M. Ali es.Sâbûnî, Tefsîru Âyâti’l-Ahkâm, 2. baskı, Dımaşk 1397/1977, I, 341.)
Muhammed eş-Şeybânî’ye (ö. 189/805) göre, anlaşmalı hulle evlenmesinde ikinci nikâh sahihtir, fakat kadını önceki kocasına helal kılmaz. Çünkü nikâh, sürekliliği olan bir akittir. Bunda boşama şartının bulunması, Yüce Allah’ın geri bıraktığı bir şeyi öne almak anlamına gelir. Bu yüzden şart batıl olur ve nikâh geçerli olarak kalır. Ancak bununla kadın önceki kocasına helal olmaz. Bu durum miras bırakanını öldüren kişinin mirastan mahrum olmasına benzer. (Ebû Dâvud, Diyât, 18; Tirmizî, Ferâiz, 17; ez-Zühaylî, a.g.e., VII, 477.)
Anlaşmalı evlilik gerçekte ilk kocaya gerekli teminatı sağlamaz. Çünkü ikinci koca, evlendikten sonra fikir değiştirerek boşamaktan vazgeçerse buna çare bulunmaz. Diğer yandan kadın da boşama yetkisi almışsa (tefvîz-i talak) bunu kullanabilir. (Bilmen, İstilâhat-ı Fıkhıyye Kamusu, 1. baskı, İstanbul 1967, II, 109.)
İslâm’da boşanma, özellikle erkek bakımından çok kolaylaştırıldığı için, boşama iradesi, usûlüne uygun olarak açıklanır açıklanmaz sonuçlarını doğurur. Açıklanan iradeden rücû da mümkün olmaz. Beşerî hukuklarda ise, boşanma davası sonuçlanıncaya kadar davacı eş her zaman davadan vazgeçebilir.
Üçüncü boşama sonunda, boşayan eş pişmanlık duyarsa, boşadığı eşiyle arasına hulle engeli girmektedir. Bu durum, kıskanç kocayı çileden çıkarmakta ve probleme çare bulmak için ilim adamlarının kapısını aşındırmaya başlamaktadır. Bu arada konunun inceliklerini bilmeyen kimselere de fetva için başvurulduğu olmaktadır. Eşini üç defa boşayan mü’minin gerektiğinde artık bu kadınla yeniden evlenme düşüncesinden vazgeçmeyi göze alması ve anlaşmalı hulle yoluna sapmaması şiarı olmalıdır.
İşte boşama iddetlerini gözetmeden, kısa sürede hileli evlenme ve boşanma yolu, hulle’yi kötüye kullanılır hale getirmiştir. Ancak İbn Teymiyye ve İbnü’l-Kayyim el-Cevziyye gibi kimi fakihler, bir defada yapılan üç boşamayı, bir boşama sayarak, boşamada karşılaşılan sertlikleri yumuşatma yoluna gitmişlerdir (Deliller için bk. yukarıda “Bir Sözle Üç Defa Boşama” konusu).
1917 Tarihli Osmanlı Hukuk-ı Aile Kararnamesi 15 nci maddede şöyle denilir: “Bir kimse üç talakla boşadığı kadınla, beynûnet-i kafiye (kesin ayrılık) devam ettikçe yeniden evlenemez”. 18 nci maddede ise kesin ayrılığın sona ermesi şöyle belirlenmiştir: “Kesin ayrılık kadının iddeti bittikten sonra hulle maksadı olmaksızın, başka bir kocaya varıp, cinsel temastan sonra ondan ayrılması ve iddetinin de tamamlanması ile ortadan kalkar”.
1961 tarihli Pakistan Aile Hukuku Kararnamesinde de benzer hükümler yer almaktadır.
Sonuç olarak mü’min, eşini gerekli durumlarda bir veya iki defa boşamakla yetinmeli, üçüncü boşamadan sakınmalıdır. Bilinçli veya bilinçsiz üçüncü defa da boşamış bulunursa artık eşiyle bütün bağlarını kesmelidir. Ancak eşi ileriki aylarda veya yıllarda yeni bir evlilik yapmış olur ve bu evlilik de herhangi bir nedenle sona ermiş bulunursa, iddetini tamamladıktan sonra onunla yeniden evlenmesi mümkün ve caiz olur. Bu durumda koca eşi üzerinde yeniden üç boşama hakkına sahip bulunur.


Etiketler: , ,


Kategori: