Anasayfa > DİNİ KİTAPLAR > ANA-BABA ve DİĞER USÛLÜN GEÇİM MASRAFLARI

ANA-BABA ve DİĞER USÛLÜN GEÇİM MASRAFLARI
PUAN : 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
OKUNMA : 822 EKLENME : 16/08/2013 GÜNCELLENME : 31/08/2013 ANA-BABA ve DİĞER USÛLÜN GEÇİM MASRAFLARI Facebook'ta paylaş ANA-BABA ve DİĞER USÛLÜN GEÇİM MASRAFLARI İçin Yorum Yap

ANA-BABA ve DİĞER USÛLÜN GEÇİM MASRAFLARI

  Ana-baba fakir düşer veya yaşlanıp çalışamaz olursa, ilgi ve bakım yükümlülüğü çocuklara aittir.
Ayet-i kerimelerde şöyle buyurulur: “Rabbin ancak kendisine ibadet etmenizi, birde ana-babaya ihsanda bulunmanızı emretti” (el-İsra, 17/23). “Bana ve ana-babana şükret” (Lukman, 31/14) “Ana-babana İslam’a aykırı emirlerinde itaat etme. Onlara dünyada ma’ruf şekilde dostluk göster.” (Lukman, 31/15)
Cabir b. Abdillah’dan şöyle dediği nakledilmiştir: Hz. Peygamber (s.a.s)’e babası ile birlikte bir adam geldi ve şöyle dedi:
“Ey Allah’ın elçisi! Benim kendime ait malım var; bir de malı olan babam var. Babam benim malımı almak istiyor.” Rasul-i Ekrem (s.a.s) şöyle buyurdu: “Sen ve malın babana aittir.” (İbn Mace, Ticarat, 64; Ahmed b. Hanbel, II, 179, 204, 214)
Ancak ana-babaların çocukların malı üzerindeki bu mülkiyet hakkı, yorumlanarak, onların fakir ve muhtaç olmalarıyla sınırlandırılmıştır. Çünkü miras ayetleri nazil olunca ana ve babanın, ölen çocuklarının malı üzerindeki hakları belirlenmiştir.
Ana-babanın çocuktan nafaka almalarının şartları şunlardır: Bunların fakir olması gerekir. Aksi halde ihtiyaçları kendi mallarından karşılanır. Nafaka yükümlüsü olan çocuk ve torunun, bunu vermeğe muktedir olması gerekir. Bu kudret ya zengin olmakla, ya da çalışıp kazanmaya gücü yetmekle gerçekleşir.
Yakınlara nafakanın gerekli olması için şartlar şunlardır:
1. Hısımın fakir olması gerekir. Bu da ya malı olmamakla veya çalışmaya gücü yetmemekle meydana gelir. Çalışmaya gücün yetmemesi yaş küçüklüğü, yaşlılık, akıl hastalığı veya müzmin hastalık gibi nedenlerle olur. Ancak ana-baba bundan müstesnadır. Çünkü bunlar sağlıklı ve güçlü olup çalışmaya güçleri yetse de kendilerine nafaka desteği sağlanır. Bu duruma göre, ana-baba ve eş dışındaki hısımlar zengin olur veya çalışmaya gücü yeterse kendilerine nafaka gerekmez. Mâlikîlerce tercih edilen görüşe göre ana-baba çalışmaya gücü yetince çocuklarından nafaka talep edemez. (el-Kâsânî, a.g.e., IV, 36, 37, İbn Âbidîn, a.g.e., II, 923; eş-Şirbinî, Muğnî’l-Muhtac, III, 448; İbn Kudâme, el-Muğnî, VII, 595; İbnü’l-Humâm, a.g.e., III, 347.)
2. Nafaka yükümlüsünün gerek zenginlik ve gerekse çalışıp kazanmaya güç yetirmesi bakımından fakir hısımının geçimini sağlayacak durumda olması gerekir. Ancak baba ve eş, bunun istisnasıdır. Bir erkek fakir de olsa ebeveynine ve eşine bakmakla yükümlüdür. Mâlikîlere göre fakir çocuk, çalışıp kazanmaya gücü yetse bile ana babasına nafaka vermesi gerekmez.
Câbir (r.a.)’in naklettiği bir hadiste şöyle buyurulur: “Sizden biriniz fakir düşerse, önce kendi ihtiyaçlarını karşılasın. Bundan artarsa aile fertlerinin ihtiyacına sarf etsin, yine artarsa diğer hısımlarına harcasın.” (Ebû Dâvud, Itâk, 9; Nesâî, Büyû; 84; Ahmed b. Hanbel, III, 205.)
3. Geçimi sağlanacak kimsenin nesep hısımı olması gerekir. Ancak karı ve mülk ilişkisine dayanan câriye bu kuralın dışındadır.
Hanefîlere göre nafaka yükümlüsünün, nafaka vereceği kimseye mirasçı olacak derecede nesep hısımı olması gerekir. Delil şu âyettir:“… Ne bir anne çocuğu yüzünden, ne de çocuk kendisinin olan bir baba, çocuğu sebebiyle zarara sokulmasın. Mirasçıya düşen de bunun gibidir. “ (el-Bakara, 2/233.) Bu âyete göre, ana-baba ile çocuklar arasındaki bir takım hak ve yükümlülükler diğer mirasçılar arasında da söz konusu olur. Bu, gerektiğinde geçim masraflarını da kapsamına alır.


Etiketler: , ,


Kategori: